|
![]()
No: 1475 Kabulü: 28.08.1971
Resmi
Gazete No: 13943
Resmi Gazete Tarihi: 01.09.1971
| BİRİNCİ BÖLÜM |
GENEL
HÜKÜMLER
TARİFLER
MADDE 1 — Bir hizmet akdine dayanarak herhangi
bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran tüzel veya gerçek
kişiye işveren, işin yapıldığı yere işyeri denir.
İşin niteliği ve yürütümü
bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme, çocuk emzirme, uyku,
yıkanma, muayene ve bakım, beden veya mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi sair
eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.
İşyerinde işveren adına
hareket eden ve işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimselere işveren
vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve
yüklemlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur.
Bu kanunda işveren
için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında
da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve vecibeleri
ortadan kaldırmaz.
Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya
eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde
çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu
kanundan veya hizmet akdinden doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte
sorumludur.
UYGULAMA ALANI
MADDE 2 — Bu kanun, beşinci
maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerinde, bu işyerlerinin
işverenleri ile işveren vekillerine ve işcilerine faaliyet konularına
bakılmaksızın uygulanır.
İŞYERİNİ BİLDİRME
MADDE 3 — Bu kanunun
kapsamına girecek nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun
devralan, çalışma konusunu kısmen veya toptan değiştiren, yapılan işin
tamamlanması yüzünden veya herhangi bir sebeple sürekli olarak çalışmasını
bırakan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını,
çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını, soyadını ve
adresini, varsa işveren vekil veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini,
sürekli işlerde bir ay içinde bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek
zorundadır.
Bölge çalışma müdürlüğü mesul memuru ise bildirimin
alındığına dair belge vermek zorundadır.
UYGULAMA BAŞLANGICI
MADDE 4 — İşyerleri,
işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, üçüncü maddedeki bildirim gününe
bakılmaksızın, ikinci maddede de gösterilen niteliğin edinildiği günden
başlayarak bu kanun hükümlerine bağlı olurlar.
İSTİSNALAR
MADDE 5 — Aşağıda
belirtilen hususlarda bu kanun hükümleri uygulanmaz:
Deniz ve hava taşıma
işlerinde,
Tarım işlerinde (Orman tali yolları dahil),
Bir ailenin üyeleri
veya hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el
sanatlarının yapıldığı işlerde,
Ev hizmetlerinde,
507 sayılı Esnaf ve
Küçük Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı
işyerinde,
18 yaşını bitirmemiş çıraklar hakkında,
Aile ekonomisi hududu
içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işlerinde,
Konutların kapıcılık
hizmetlerinde,
Sporcular hakkında,
Yardım Sevenler Derneği merkez ve taşra
atelyelerinde çalışanlar hakkında,
Rehabilite edilenler hakkında.
Şu kadar
ki,
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan
gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
b) Havacılığın bütün yer
tesislerinde yürütülen işler,
c) Tarım sanatları ile tarım aletleri makina ve
parçalarının yapıldığı atelye ve fabrikalarda görülen işler,
ç) Tarım
işletmelerinde yapılan yapı işleri,
d) Halkın faydalanmasına açık veya
işyerlerinin müştemilatı durumunda olan park ve bahçe işleri,
e) Kaloriferli
konut kapıcıları ile çalışmasını aynı işverene veya aynı konuta hasreden konut
kapıcıları,
f) Deniz iş kanunu kapsamına girmiyen ve tarım işlerinden
sayılmayan denizlerde su ürünleri müstahsalları ile ilgili işler,
Bu kanun
hükümlerine tabidir...
SANAYİ VE TİCARET İŞLERİ :
MADDE 6 —
I. Bu
kanunun uygulanması bakımından sanayiden sayılacak işler şunlardır
:
a) Her türlü madenleri arama ve topraktan çıkarma işleriyle taş,
kum ve kiraç oçakları gibi işler,
b) Ham, yarı ve tam yapılmış maddelerin
işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin değiştirilmesi, süslenmesi satış için
hazırlanması işleri,
c) Her türlü kurma, onarma, sökme, dağıtma ve yıkma
işleri,
ç) Bina yapılması ve onarımı değiştirilip bozulması ve yıkılması
işleri ve bunlara yardımcı her türlü sınai yapım işleri,
d) Yol, demiryolu,
tramvay yolu, liman, kanal baraj, havaalanı, dalgakıran, tünel, köprü , lâğım ve
kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması ve bataklık kurutma gibi
işler,
e) Elektrik ve her çeşit muharrik kuvvetlerin elde edilmesi,
değiştirilmesi, taşınması, kurma ve dağıtma işleri,
f) Su ve gaz tesisatı,
kurma ve işletmesi işleri,
g) Telefon, telgraf, telsiz , radyo ve televizyon
kurma işleri,
h) Gemi ve vapur yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve bozup
dağıtma işleri,
i) Karada taşıma işleri,
ı) Göl ve akarsularda insan veya
eşya ve hayvan taşıma işleri,
j) Eşyanın istasyon, antrepo, iskele, limanlar
ve hava alanlarında yükletilmesi, boşaltılması işleri,
k) Basımevlerinde
yapılan işler.
II. Bu kanunun uygulanması bakımından ticaretten sayılan işler
şunlardır :
a) Ham, yarı ve tam yapılmış her çeşit bitkisel hayvani veya
sınai ürün ve malların alımı ve satımı işleri,
b) Bankacılık gibi para
tedavülü ile ilgili işlerle, sigortacılık, komisyonculuk, depoculuk, ambarcılık,
antrepoculuk ve benzeri işler,
c) Denizlerde çalışan su ürünleri
müstahsalları ile ilgili işler.
III. Yukarıda yazılı işler dışında kalan
başka bir işin kanunun uygulanması bakımında sanayi veya ticaret işlerinden
sayılıp sayılmamasını belirtmeye Çalışma Bakanlığı yetkilidir.
BİLDİRİMİN
YAZILI OLMASI :
MADDE 7 — Bildirimlerin
ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan
kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak 7201 sayılı
Kanun kapsamına giren tebligat, anılan kanun hükümlerine göre
yapılır.
SÜREKLİ VE SÜREKSİZ İŞLER :
MADDE 8 — Nitelikleri
bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla süren işlere
sürekli iş denir.
Bu kanunun 3, 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19,20,
21, 22, 24, 25, 27, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59,71, 76 ve 93 üncü
maddeleri süreksiz işlere uygulanmaz. Süreksiz işlerde bu maddelerin konusu olan
uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
| İKİNCİ BÖLÜM |
HİZMET AKDİ
YAZILI AKİT
:
MADDE 9 — Belirli süresi bir yıl veya daha uzun sürekli hizmet
akitlerinin yazılı olarak yapılması zorunludur. Bu akitler damga vergisi ve her
çeşit resim ve harçtan muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise noter ücretleri bu
hükmün dışında tutulur.
Yazılı akit yapılmayan durumlarda işveren, işçinin
isteği üzerine, kendisine genel ve özel iş şartlarını gösteren ve imzasını
taşıyan bir belge vermekle yükümlüdür.
Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit
resim ve harçtan muaftır.
TAKIM SÖZLEŞMESİ
MADDE
10 — Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden
birinin, takım kılavuzu sıfatiyle işverenle yaptığı sözleşmeye, takım sözleşmesi
denir.
Takım sözleşmesinin, süresi ne olursa olsun yazılı yapılması
gerekir.
Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe
başlamasiyle, bu sözleşme o işçi ile işveren arasında doğrudan doğruya yapılmış
sayılır. Ancak takım sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun 110 uncu maddesi
hükmü de yürür. Takım sözleşmesine girmiş olan işçilerin ücretlerini işveren
veya işveren vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır.
9 uncu maddenin
ikinci fıkrası hükmü takım sözleşmelerine de uygulanır.
YAZILI AKDİN
ŞEKLİ:
MADDE 11 — Bu kanuna göre yapılacak yazılı sözleşmelerde aşağıdaki
hususların bulunması gerekir :
İşveren ve işçinin (Takım sözleşmelerinde
her işçinin ayrı ayrı) ad ve kimlikleri,
Yapılacak iş,
İşyerinin
adresi,
Süresi belirli sözleşmelerde sözleşmenin süresi,
Ücret, (Takım
sözleşmesinde her işçi için ayrı ayrı) ödeme şekli ve zamanı,
Var ise
tarafların ileri sürdükleri özel şartlar,
Hizmet akdinin yapıldığı
gün,
Tarafların imzası.
DENEME SÜRESİ:
MADDE
12 — Sürekli hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır. Ancak bu süre
toplu iş sözleşmeleriyle üç aya kadar uzatılabilir.
Bu süre içinde taraflar
hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak, işçinin
çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.
AKDİN FESHİNDE
BİLDİRİM:
MADDE 13 —
A) Süresi belirli olmıyan sürekli, hizmet
akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
Hizmet
akdi :
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlıyarak iki hafta sonra;
b) İşi altı aydan bir buçuk
yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlıyarak dört hafta sonra;
c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş
olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlıyarak altı hafta
sonra;
ç) İşi üç yıldan fazla sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlıyarak sekiz hafta sonra;
Feshedilmiş olur.
B)
Öneller asgari olup sözleşme ile artırılabilir.
C) Bildirme şartına uymıyan
taraf yukarıda yazılı önellere ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek
zorundadır.
İşveren, işçinin ihbar önellerine ait ücretini peşin vermek
suretiyle hizmet akdini feshedebilir.
İşçinin sendikaya üye olması, şikâyete
başvurması gibi sebeplerle işinden çıkartılması hallerinde ve genel olarak
hizmet akdini fesih hakkının kötüye kullanıldığını gösteren diğer durumlarda (A)
bendinde yazılı önellere ait ücretlerin üç katı tutarı tazminat olarak
ödenir.
(Tarafların ayrıca tazminat isteme hakları saklıdır.)
KIDEM
TAZMİNATI:
MADDE 14 — Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin
:
İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde
gösterilen sebepler dışında,
İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi
uyarınca,
Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
Bağlı bulundukları
kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı
yahut toptan ödeme almak amacıyla;
Feshedilmesi veya kadının evlendiği
tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya
işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten
itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye
30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için
de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin
devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı
işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak
hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir
işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin
kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden
hesaplanır. 12.7.1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir
suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren
sorumludur. Ancak iş yerini devreden iş verenlerin bu sorumlulukları işçiyi
çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle
sınırlıdır. 12.7.1975 tarihinden evvel işyeri devrolunmuş veya herhangi bir
suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş
kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
İşçinin birinci bendin 4
üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak
kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması
için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat
etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart
aranmaz.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya
yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu
kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal
Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye
hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet süreslerinin toplamı
üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
Yukarıda
belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen
hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
Ancak, bu
tazminatın T.C Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için
ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C.
Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için
öngörülen miktardan fazla olamaz.
Bu maddede geçen kamu kuruluşları
deyimi; genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinde sayılan kurumları kapsar.
Aynı kıdem süresi için bir defadan
fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.
Kıdem tazminatının
hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde
usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen
ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama
ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.
Ancak, son bir yıl içinde işçi
ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma
tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde
çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
13 üncü maddenin (C)
bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas
olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete
ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mükmün akdi ve
kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında
ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için
ödenmeyen süreye göre, mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.
İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.
Bu maddede belirtilen
kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş
sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
(2762 sayılı yasayla
değişik fıkra) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akidleri ile belirlenen
kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek
Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir
hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.
İşçinin
ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni
mirasçılarına ödenir.
Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren
şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.
İşveren
sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan
ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya
% 50 hisseden fazlası devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren
tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.
Fon tesisi
ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.
YENİ İŞVERENİN
SORUMLULUĞU:
MADDE 15 — Süresi belirli olan veya olmıyan sürekli hizmet
akdi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi, akid süresinin bitmesinden önce
yahut bildirim öneline uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine
girerse hizmet akdinin bu suretle feshinden ötürü eski işverenin zararından,
işçinin sorumluluğu yanında ayrıca yeni iş veren dahi aşağıdaki hallerde hakimin
belirteceği derecede sorumludur.
a) İşçinin bu davranışına, yeni işine
girdiği işveren sebep olmuşsa,
b) Yeni işveren işçinin bu davranışını bile
bile onu işine almışsa,
c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten
sonra dahi onu çalıştırmaya devam ederse.
İŞÇİNİN BİLDİRİMSİZ FESİH
HAKKI:
MADDE 16 — Süresi belirli olsun veya olmasın, sürekli hizmet
akidlerinde işçi, aşağıda yazılı hallerde, dilerse akdi sürenin bitiminden önce
veya bildirim önelini beklemeksizin feshedebilir.
I —Sağlık Sebepleri
:
a) Hizmet akdinin konusu olan işin yapılması sözleşme sırasında
bilinmeyen ve işin mahiyetinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı
için tehlikeli olursa,
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan
doğruya buluşup görüştüğü işveren, yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin
işi ile bağdaşamayan bir hastalığa tutulursa,
II — Ahlâk ve İyi Niyet
Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri :
a) Hizmet akdi yapdığı sırada
bu akdin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar
göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek gibi
hallerle iş veren, işçiyi yanıltırsa,
b) İşveren işçinin veya ailesi
üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler veya
davranışlarda bulunursa,
c) İşçi işverenin evinde oturmakta ise, bunların
yaşayış tarzları genel ahlâk bakımından düzgün olmazsa,
ç) İşveren işçiye
veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse,
yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir,
kışkırtır, sürükler, yahut işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı hapsi
gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız
ağır isnat ve ithamlarda bulunursa,
d) İşveren tarafından işçinin ücreti
kanun hükümleri veya iş sözleşmesi şartları gereğince hesap edilmez veya
ödenmezse,
e) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi
kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye, yapabileceği sayı ve tutardan az
iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin
eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut iş şartları esaslı bir tarzda değişir,
başkalaşır veya uygulanmazsa; (sözleşmelere bu fıkradaki haller hakkında başka
türlü kayıt konmamak şartiyle.)
III — Zorlayıcı Sebepler :
İşçinin
çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek
zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İŞVERENİN BİLDİRİMSİZ FESİH
HAKKI
MADDE 17 — Süresi belirli olsun veya olmasın, sürekli hizmet
akitlerinde işveren aşağıda yazılı hallerde, dilerse hizmet akdini sürenin
bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin feshedebilir.
I —
Sağlık Sebepleri :
a) İşçinin kendi kasdından veya derli toplu olmayan
yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa
uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya
bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi,
b) İşçinin bulaşıcı veya işi ile
bağdaşmayacak derecede tiksinti verici bir hastalığa tutulduğunun
anlaşılması,
(a) fıkrasında sayılan sebepler dışında işçinin kendi
kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren
için hizmet akdini bildirimsiz fesih hakkı: Hastalık işçinin işyerindeki çalışma
süresine göre 13 üncü maddedeki bildirim önellerini altı hafta aşmasından sonra
doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 70 inci maddedeki sürenin bitiminde
başlar. Ancak, işçinin işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II —
Ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :
a) Hizmet
akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri için gereken vasıflar
veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri
sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin
işvereni yanıltması,
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden
birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda
bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve
isnatlarda bulunması,
c) İşverenin evinde oturan işçinin yaşayışının o
evin adabına ve usullerene uygun, veya genel ahlâk bakımından düzgün
olmaması,
ç) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut
işverenin başka işçisine sataşması veya 77'nci maddeye aykırı harekete
etmesi,
d) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık
yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa
uymayan davranışlarda bulunması,
e) İşçinin, iş yerinde, yedi günden
fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi,
f)
İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı
ardına iki gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki
iş günü, yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi,
g) İşçinin
yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde
yapmaması,
h) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin
güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan ve malı olmayıp da eli
altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddelerin on günlük
ücretinin tutarı ile ödeyemiyecek derecede hasara veya kayba
uğratması,
III — İşyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan
alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması.
AKDİ FESİH HAKKINI
KULLANMA ÖNELİ:
MADDE 18 — 16 ve 17 nci maddelerde gösterilen ahlâk ve
iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış
olan akdi fasih yetkisi, iki taraftan birini bu çeşit davranışlarda bulunduğunu
öbür tarafın öğrendiği günden başlayarak altı işgünü geçtikten ve her halde
fiilin vukuundan itibaren bir sene sonra kullanılamaz.
Bu haller
sebebiyle işçi yahut işverenden hizmet akdini yukarıdaki fıkranın öneli içinde
feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
YENİ İŞ ARAMA
İZNİ:
MADDE 19 — Bildirim önelleri sırasında işveren, işçiye yeni bir iş
bulması için gerekli olan iş arama süresini iş saatleri içinde ve ücret
kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. Bu iş arama izninin süresi günde iki
saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu
kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten
ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek
sorundadır.
ÇALIŞMA BELGESİ :
MADDE 20 — İşinden ayrılan işçiye
işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge
verilir. İşvereninin belgedeki imzası, işçi dilerse o yerdeki muhtar veya mülki
amir tarafından onaylanır.
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli
idarelerden veya kamu İktisadi Teşebbüslerinden yahut özel kanuna veya özel
kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlardan veya bunlara
bağlı işyerlerinden yahut kamu yararına yardımcı derneklere bağlı işyerlerinden
çıkan işçinin aldığı belgeler hakkında yukarıki onama hükmü
uygulanmaz.
İşvveren, işçinin istediği belgeyi vermemekte direnirse
veyahut belgeye işçi için doğru olmayan yazılar yazarsa, işçinin yahut yeni
işine girdiği işverenin isteği üzerine, o yerdeki muhtar veya mülki amir
tarafından yapılacak inceleme sonucunu gösteren bir belge, işçiye veya yeni
işverene verilir. Muhtar veya mülki amir tarafından yapılacak inceleme bir
haftada bitirilir ve gerekli belge muhtar veya mülkî amirlikçe
verilir.
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idarelerden veya Kamu
İktisadi Teşebbüslerinden yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye
dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlardan veya bunlara bağlı işyerlerinden
çıkan işçilere belge verilmek istenmez veyahut belgeye doğru olmayan yazılar
yazılırsa, gerekli incelemenin yapılması için bu işyerlerinin bağlı oldukları
makamlara başvurulur.
Belgenin vaktinde verilmemesinden veyahut belgede
doğru olmayan yazılar bulunmasından zarar gören işçi veyahut bu işçiyi işine
alan yeni işveren eski işverenden zarar ve ziyan isteyebilir.
Bu belgeler her
türlü resim ve haçtan muaftır.
ÇALIŞMA VE KİMLİK KARNESİ:
MADDE 21
— İşveren işe aldığı her işçiye en geç on beş gün içinde "işçi çalışma ve kimlik
karnesi" vermek zorundadır. Deneme süresine bağlı tutulan işçiler için bu on beş
günlük süre, deneme süresinin bitiminden sonra başlar. Bu karne ancak İş ve İşçi
Bulma Kurumu tarafından tek tip olarak bastırılır ve parası karşılığında
işverenlere verilir.Sözü edilen karnelerin şekli, içine nelerin yazılacağı ve
nasıl alınıp verileceği ve kullanılacağı Çalışma Bakanlığı tarafından
çıkarılacak bir tüzükte gösterilir.
KANTİN AÇILMASI:
MADDE 22 —
Bölge Çalışma Müdürlüğünün tetkiki neticesinde:
a) İşçiler için daha
faydalı olacağı anlaşılırsa.
b) Şehir ve kasabalardan uzak işyerlerinde
işçiler veya bunlarla birlikte işveren tarafından açılmamışsa,
Asgari işçi
adedi, işyeri hususiyeti, satılacak maddelerin cinsleri, vasıfları ve masraf
karşılıkları Çalışma, Sanayi ve Ticaret Bakanlıkları tarafından en geç bir yıl
içinde çıkarılacak bir yönetmelikte belirtilen esaslara göre, işçilere veya
bunların ailelerine yiyecek, içeçek, giyecek ve yakacak gibi gerekli maddeleri
satmak üzere kantin açılması mecburidir.
İşçiler kantinlerden alış veriş
etmeye zorlanamaz.
Sözü edilen yönetmeliğin yürürlüğünden önce açılmış
kantinler veya benzeri satış yerleri için, işveren yönetmeliğin yürürlük
gününden başlıyarak üç ay içinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurup bu satış
yerlerinin yönetmelik hükümlerine uygunluğunu tespit ettirmek zorundadır. Bu
gibi yerlerde yapılması gereken değişiklikler ve düzeltmeler yetkili makamca
verilecek uygun öneller içinde işveren tarafından tamamlanır.
İŞVERENİN ÖDEME
SORUMLULUĞU:
MADDE 23 — İşveren işcinin iş sebebiyle yok olan veya
bozulan alet, taşıt ve sakatlanan hayvanlarını ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki;
işveren, işçinin kendi kusur ve ihmali ile sebep olduğu yok olma veya
sakatlanmaları ve bozulmaları ödemekle yükümlü değildir.
İŞTEN ÇIKARMANIN
SONUCU:
MADDE 24 — (1927) İşverenler bu kanunun 13 üncü maddesinde
belirtilen şartlara uyarak işine son verdiği veya 16 ncı maddenin III üncü bendi
gereğince iş akdini fesheden işçinin yerine çıkma veya çıkarma tarihinden
itibaren 6 ay içinde başka işçi alamaz.
Bu süre içinde işyerine aynı
nitelikteki iş için yeniden işçi almak isteyen işveren durumu uygun araçlarla
yayınlar ve işçinin kaydettirdiği adresine noter aracılığı ile duyurur. Tebliği
tarihinden itibaren 15 gün içinde işyerine başvurmayanların bu hakkı
düşer.
17 nci maddenin 1 inci bendinin (b) fıkrası ve III üncü bentleri
gereğince işten çıkarılan işçiler hakkında da 6 aylık süre içinde işten
çıkarmayı gerektiren sebepler ortadan kalkmış ise, birinci fıkra hükmü
uygulanır.
Bir işyerinin aynı şartlarla işletilmesi veya işletmeye
başlanması yahut mevsim ya da kampanya nedeniyle yeniden çalışmaya geçmesi
hallerinde de bu madde hükmü uygulanır. Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan
işçiler için noter tebligatı hükmü uygulanmaz.
Bağlı bulunduğu emeklilik
mevzuatı gereğince yaşlılık ya da emeklilik yaşını doldurmuş ve aynı zamanda
yaşlılık veya emeklilik aylığına hak kazanmış olan işçiler hakkında bu maddenin
tekrar işe alınma zorunluluğuna ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşlerine
son verilen işçilerin sayısı 10 ve daha fazla olduğu takdirde işveren, yeni bir
işe yerleştirilebilmeleri için, bunların isimlerini ve niteliklerini çıkarma
tarihinden en az bir ay önce ilgili İş ve İşçi Bulma Kurumu örgütüne bildirmek
zorundadır.
ÇALIŞTIRMA ZORUNLUĞU:
MADDE 25 — A) İşverenler 50 veya
daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 3 oranında sakat kimseyi meslek,
beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il
hudutları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenlerin çalıştırmakla yükümlü
olduğu sakat sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.
(572 sayılı
KHK'nin 4'üncü maddesiyle değiştirilen fıkra. Geçerlilik :6.6.1997 Yürürlük :
1.1.1999) Çalıştırılacak özürlü sayısının tespitinde, Bu kanuna tabi iş
yerlerinde çalışan işçilerin sayısı esas alınır. % 3'ün hesaplanmasında yarıma
kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla kesirler tama
çıkarılır.(*)
İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı
tanınır.
Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan
maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski işyerlerine alınmalarını
istedikleri takdirde, işveren bunları boş yer varsa darhal, yoksa boyalacak ilk
işe o andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak
zorundadır.
İşveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimseleri İş ve İşçi
Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.
Çalıştırılacak sakatların nitelikleri,
hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler
dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile İş ve İşçi Bulma Kurumu
tarafından sakatların mesleğe yönetilmeleri, mesleki yönden işverenlerce nasıl
işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.
B) İşverenler 50 veya daha fazla
işçi çalıştırdıkları işyerlerinde ( 4382 sayılı Kanun'un 2'nci maddesiyle
değiştirilen oranlar. Yürürlük:21.10.1998) % 3 oranında eski hükümlüyü
mesleklerine uygun bir işte çalıştırmakla
yükümlüdürler.(**)
Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde,
daimi işçi sayısı esas alınır. ( 4382 sayılı Kanun'un 2'nci maddesiyle
değiştirilen oranlar. Yürürlük:21.10.1998) % 3'ün hesaplanmasında yarıma kadar
olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblağ
edilir.(**)
Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği
ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
(*) Fıkranın
1.1.2001 olan yürürlük tarihi 4382 sayılı kanunla 1.1.1999 olarak
değiştirilmiştir.
(**) 4382 sayılı kanunla değişmeden önceki
şekli:%2'dir.
| ÜÇÜNCÜ BÖLÜM |
ÜCRET
ÜCRETİN
TANIMI:
MADDE 26 — Genel anlamda ücret,
bir kimseye bir iş karşılığında iş veren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan
ve nakden ödenen meblağı kapsar.
İşçi ücreti, Türk parası ile en geç ayda
bir ödenir.
Hizmet akitleri veya toplu şi sözleşmeleri ile ödeme süresi
bir haftaya kadar indirilebilir.
Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve
eşit verimle çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı sebebiyle
farklı ücret verilemez. Toplu iş sözleşmelerine ve hizmet akitlerine buna aykırı
hüküm konulamaz.
Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile
sözleşme ve kanunundan doğan para ve parayla ölçülmesi mümkün menfaatlerin tam
olarak ödenmesi zorunludur.
(3528 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen
fıkra) Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve
mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödenmesi
yapılamaz.
ASKERLİK VE KANUNUNDAN DOĞAN ÇALIŞMA:
MADDE 27 —
Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silâh altına
alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden
ayrılan işçinin hizmet akdi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra
feshedilmiş sayılır.
İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az
bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl
için, ayrıca iki gün eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü
geçemez.
Hizmet akdinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi
gereken süre içinde işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki
hükümleri saklıdır. Bu süre içinde hizmet akdinin kanundan doğan başka bir
sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa
bildirilmiş olsa bile, fesih için kanunun gösterdiği önel bu sürenin bitiminden
sonra işlemeye başlar. Ancak hizmet akdi esasen belirli bir süreyi içine alıyor
da bu süre yukarıda yazılı önel içinde kendiliğinden bitiyorsa bu madde
hükümleri uygulanmaz. Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısiyle işinden
ayrılan işçilerden bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek
için başvuranları, işverenler boş yerlere öncelikle işe alma
zorundadırlar.
ÜCRETİN SAKLI KISMI:
MADDE 28 — İşçilerin aylık
ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik
olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından
takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar nafaka borcu
alacaklılarının haklarını kaldırmaz.
KAMU TÜZEL KİŞİLERİNE VE BUNLARIN
BAZI KURULUŞLARI İLE ÖZEL SEKTÖRE İLİŞKİN ÖDEVLER:
MADDE 29 — Genel ve
katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut
özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve
kuruluşlar; müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi
yapım ve onarım işlerinde, müteahhitlere ödenecek her istihkaktan önce işyerinde
çalışan işçilerden müteahhit veya taşaronlarca ücreti ödenmiyenlerin bulunup
bulunmadığını kontrol edip ücretleri ödenmiyen varsa müteahhitten veya
taşaronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların istihkaklarından
öderler.
Bunun için istihkak ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde
şantiye şefliği işyeri ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi
işçilerin görebilecekleri yerlere yazılı ilan asılmak suretiyle duyurulur. Ücret
alacağı olan işçilerin ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında
adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.
Anılan müteahhitlerin
bu idaredeki her çeşit teminat ve istahkakları üzerinde yapılacak her türlü
devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan
işçilerin ücret alacaklarından fazlası hakkında hüküm ifade eder.
Bir
İşyerinin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan
tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş veya tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler
üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra
kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını
karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısmı üzerinde hüküm ifade
eder.
Bu maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen
yetkileri, bu kanunun birinci maddesinin son fıkrası gereğince sorumluluk
taşıyan bütün işverenler de kullanmaya yetkilidir.
ÜCRET HESAP
PUSULASI
MADDE 30 — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir
imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek veya işçinin
yanında bulunan deftere ücretle ilgili bu hesapları yine imzası veya özel
işareti altında kaydetmek zorundadır.
Bu pusula veya defterde ödemenin
günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve
genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve
vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin
ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit
resim ve harçtan muaftır.
ZARAR KARŞILIĞI KESİNTİ:
MADDE 31 —
Hizmet akitleriyle işverenin tazminat karşılığı, işçi ücretlerinden geçici
olarak alıkoyacağı miktar on haftada eşit taksitlerle kesilmek üzere işçinin on
günlük ücreti tutarından fazla olamaz. Tazminat karşılığı bu kesintiler, bütün
iş süresi içindedir ve bundan bir miktar mahsup edilince yeniden aynı esaslar
dairesinde kesinti yapılabilir.
Tazminat kesintileri, mahsup yapılmasını
gerektirecek bir zarar yapılmadan işten ayrılma hallerinde işçiye kesintisiz
olarak geri verilir. Tazminat karşılığı geçici olarak alıkonulan paradan, mahsup
yapılması gerektiği zaman işçi isterse işveren kendisine mahsubun hangi esaslara
göre yapıldığını anlatmak ve buna ait hesaplarla fatura ve başka belgeleri
göstermek zorundadır.
Tazminat karşılığı alıkonulan paradan ancak o işçi
tarafından yapılan zarar için mahsup yapılır.
Tazminat karşılığı kesilen
paralar en çok üç ay içinde milli bir bankaya yatırılır. İşçi işinden
ayrıldığında kesilen para faiz ve diğer gelirleri ile işçiye iade
olunur.
ÜCRET KESİNTİSİ:
MADDE 32 — İşveren toplu sözleşme veya
hizmet akitlerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesintisi
cezası veremez.
İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin
işçiye hemen sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu
yolda yapılacak kesintiler bir ayda üç gündelikten veya parça başına yahut iş
miktarına göre verilen ücretlerde işçinin üç günlük kazancından fazla
olamaz.
Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp
harcanmak üzere Çalışma Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek millî
bankalardan birine kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde yatırılır. Her
işveren işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya mecburdur. Birikmiş
bulunan ceza paralarının nerelere ve ne kadar verileceği Çalışma Bakanının
başkanlık edeceği ve işçi temsilcilerinin de katılacağı bir kurul tarafından
karara bağlanır. Bu kurulun kimlerden teşekkül edeceği, nasıl ve hangi esaslara
göre çalışacağı çıkarılacak bir tüzükte gösterilir. Şu kadar ki; bu konuda 274
sayılı Sendikalar Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci bendi hükmü
uygulanmaz.
ASGARİ ÜCRET:
MADDE 33 — Hizmet akdi ile çalışan ve bu
kanunun kapsamına giren her türlü işçi ve gemi adamı ve gazetecilerin ekonomik
ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma Bakanlığınca Asgari Ücret
Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari hadleri en geç iki senede bir
tespit edilir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma Bakanlığının tespit
edeceği üyelerden birinin başkanlığında Çalışma Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü
veya yardımcısı, İşçi Sağlığı Genel Müdürü veya yardımcısı, Devlet İstatistik
Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi başkanı veya yardımcısı, Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı Konjonktür ve Yayın Dairesi Müdürü veya yardımcısı, Devlet
Planlama Teşkilatından konu ile ilgili dairenin Başkanı veya yetki vereceği bir
görevli ile bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi teşekkülünden
değişik iş kolları için seçecekleri beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran
en üst işveren teşekkülünden değişik iş kolları için seçeceği beş temsilciden
kurulur. Asgari Ücret Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasiyle toplanır.
Üye oylarının çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın
bulunduğu taraf çokluk kazanır.
Komisyon kararları kesindir. Kararlar
Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.
Komisyonun toplanma ve
çalışma şekli, asgarî ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak esaslar ile
başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Çalışma ve Maliye
Bakanlıklarının ortaklaşa hazırlayacakları yönetmelikte
belirtilir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çalışmasını sağlamak ve
kolaylaştirmek için Çalışma Bakanlığı içinde ayrıca bir büro
kurulur.
YARIM
ÜCRET:
MADDE 34 — 16 ncı maddenin III üncü bendi ile 17 nci maddenin III
üncü bendinde gösterilen zorlayıcı sebepler dolayısiyle çalışmayan veya
çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için
yarım ücret ödenir.
FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ:
MADDE 35 — Memleketin
genel yararları, yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi sebeplerle
kanunda yazılı günlük çalışma süresinin dışında fazla çalışma
yapılabilir.
a) Fazla çalışma süresi günde üç saati geçemez.
b) Fazla
çalışma yapılacak günlerin toplamı bir yılda doksan iş gününden fazla
olamaz.>c) Her bir fazla saat calışma için verilecek ücret normal çalışma
ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle
ödenir.
ç) 61 inci maddede yazılı sağlık sebeplerine dayanan kısa veya
sınırlı işlerde fazla çalışma yapılamaz.
d) Fazla çalışma Bölge Çalışma
Müdürlüğü iznine bağlıdır.
e) Fazla saatlerde çalışmak için işçinin
muvafakatinin alınması gerekir.
f) Fazla saatlerde çalışmanın ne suretle
uygulanacağı çıkarılacak bir tüzükte gösterilir.
ZORUNLU SEBEPLE
FAZLA ÇALIŞMA:
MADDE 36 — Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın
mümkün görülmesi halinde, yahut makinalar veya alet ve edevat için hemen
yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında,
ancak işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak kaydiyle
işçilerin hepsi veya bir kısmı 61 inci madde gereğince belirli olan günlük
çalışma sürelerinden fazla çalıştırılabilir. Şu kadar ki, bu olağandışı çalışma
saatleri için 35 inci maddenin (c) bendi gereğince ücret ödenir.
Bu gibi
hallerde işveren işin niteliğini ve başladığı gün ve saati işin bitiminden
başlayarak 48 saat içinde ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek
zorundadır.
OLAĞANÜSTÜ HALLERDE FAZLA ÇALIŞMA:
MADDE 37 —
Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartiyle memleket savunmasının
ihtiyaçlarını temin eden işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin
cinsine ve ihtiyacın şiddetine göre günlük iş müddetini, Bakanlar Kurulu,
işçinin en çok çalışma kabiliyetine çıkarabilir.
Bu suretle fazla
çalıştırılan işçilere her bir fazla saat için verilecek ücret hakkında 35 inci
maddenin (c) bendi uygulanır.
CUMARTESİ GÜNÜ ÜCRET:
MADDE 38 —
Cumartesi günleri tamamen veya saat 13'ten sonra çalışmanın duracağı
sözleşmelerde tespit edilen veya örf, âdet ve iklime göre bu türlü çalışmayı
gerektiren işyerlerinde gündelik ücretle çalışan işçilerin, Cumartesi gününe
ilişkin ücretleri haftanın öteki günlerinde olduğu gibi tam olarak
ödenir.
Cumartesi günleri kısmen veya tamamen tatile tabi tutma hali
işçilerin günlük, haftalık veya aylık ücret tutarlarında eksiltme yapılmasına
sebep olamaz.
BAYRAM, GENEL TATİL GÜNLERİNDE KAPANMA:
MADDE 39 —
2739 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde gösterilen genel tatil günleri ile 1 inci
maddesinde sözü geçen 28 ve 30 Ekim günlerinde işyerlerinde çalışıp
çalışılmayacağı toplu sözleşme veya hizmet akitlerinde gösterilir.
Bu
günlere ait ücretler 42 nci maddeye göre ödenir.
SAKLI
HAKLAR:
MADDE 40 — Toplu iş sözleşmesi veya hizmet akitlerine hafta
tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklarla ücretli
izinlere ve (Yüzde) usulü ile çalışan işçilerin bu kanunla tanınan haklarına
aykırı hükümler konulmaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve
faydalar sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, hizmet akdi veya gelenekten doğan
kazanılmış haklar saklıdır.
HAFTA TATİLİ ÜCRETİ:
MADDE 41 — Bu
kanun kapsamına giren işyerlerinde haftanın tatilden önceki 6 iş gününde bu
kanunun günlük iş sürelerine uygun olarak çalışmış olan işçilere çalışılmayan
hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın bir
gündelik tutarında ücret ödenir. Şu kadar ki:
a) Çalışılmadığı halde
kanunen iş süresinden sayılan zamanlarda günlük ücret ödenen veya ödenmiyen
kanunî veya akdi tatil günleri ve 38 ve 62 nci maddelere göre kısmen veya
tamamen çalışılmayan Cumartesi günleri,
b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana
veya babanın, karı ve kocanın, kardeş veya çocukların ölümünde iki güne kadar
verilmesi gereken izin süreleri,
c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere
işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve
dinlenme izinleri,
Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı ve
ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç
gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri
ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılması gereken 6 günün
hesaplanmasında gözönünde tutulur.
Bir işyerinde işin bir haftadan fazla
bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı
zaman, bu Kanunun 16 ve 17 nci maddelerinin III üncü bendlerinde gösterilen
zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret
hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta
tatili ücreti işverence işçiye ödenir. Bu işyerlerinde hafta tatili ücreti o
hafta içinde işçinin elde ettiği yüzde ücretlerinin altıya bölünmesi ile elde
edilen günlük ücretidir.
GENEL TATİL ÜCRETİ:
MADDE 42 — Bu kanun
kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel
tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa bir iş karşılığı
olmaksızın o günün ücreti tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa çalıştıkları
günlerin ücretleri ücret ödeme şekline bakılmaksızın bir kat fazlasiyle
ödenir.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram
ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.
Bu işyerinde ulusal
bayram ve genel tatil ücreti o hafta içinde işçinin elde ettiği yüzde
ücretlerinin altıya bölünmesi ile elde edilen günlük ücrettir.
HAFTA
ARASINDA HAFTA TATİLİ:
MADDE 43 — 394 sayılı Hafta Tatili Kanununun
1,4,5,6 ncı maddeleri veya 16.9.1960 gün ve 79 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi
gereğince hafta tatilinden istisna olunan işyerlerinde çalışan işçilere haftanın
diğer bir gününde hafta tatili verilmesi mecburi olup o güne ait gündelikleri
aynı esaslara göre bir iş karşılığı olmaksızın ödenir.
GEÇİCİ
İŞGÖRMEZLİK:
MADDE 44 — İşçilere geçici işgöremezlik ödeneği verilmesi
gerektiği zamanlarda geçici işgöremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel
tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapan kurum veya sandıklar tarafından geçici
işgöremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.
ÜCRET ŞEKİLLERİNE GÖRE TATİL
ÜCRETİ:
MADDE 45 — İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir
güne düşen yevmiyesidir.
Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile
çalışan işçilerin tatil yevmiyesi, bir ödeme süresinde kazandığı ücretin aynı
süre içinde çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Saat ücreti
ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin 7,5
katıdır.
Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde
dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 41, 42, 43 üncü madde
hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günleri
çalışanlara ayrıca çalıştığı her o gün için bir tatil yevmiyesi
ödenir.
TATİL ÜCRETİNE GİRMEYEN KISIMLAR:
MADDE 46 — Fazla çalışma
karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak
normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde
çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal
bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde
hesaba katılmaz.
YÜZDELERİN ÖDENMESİ:
MADDE 47 — Otel, lokanta,
eğlence yerleri ve benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip içilmesi
için çeşitli yiyecek satan yerlerden «yüzde» usulünün uygulandığı müesseselerde
işveren tarafından servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap
pusulalarına «yüzde» eklenerek veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi
isteği ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında
bir araya toplanan paraları işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz
olarak ödemek zorundadır.
İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada
sözü edilen paraların kendisi tarafından alındığında eksiksiz olarak işçilere
dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.
Yüzdelerden toplanan paraların o
işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi
esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak
bir yönetmelikte gösterilir.
YÜZDELERİN BELGELENMESİ:
MADDE 48 —
Hesap pusulalarına yüzde eklenmesi suretiyle müşterilerden alınan paraları,
işveren ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından sayfaları mühürlenmiş ve
numaralanmış, son sayfasına tasdik şerhi konulmuş bulunan bir deftere günü
gününe işlemekle ödevlidir.
Bu defterlerin dolmasından veya kapanmasından
sonra beş yıllık süre ile saklanması gereklidir.
İşveren deftere
geçirdiği hesapların asıllarına uygun olduğunu kendi sorumluluğu altında
onaylar.
Bu defter, işyerinden dışarı çıkarılamaz. İşçilerin kendi
aralarında seçecekleri bir temsilci her iş günü sonunda, hesap sonuçlarının
kendisine bildirilmesini istiyebilir. İşverenle anlaşmak şartiyle hesapların
bildirilmesini isteme daha uzun bir zamana bırakabilir.
Ancak bu süre hiç
bir zaman 15 günden fazla olamaz. Her ödeme dönemiyle ilgili hesap pusulaları o
döneme ilişkin paraların işçilere ödenmesinden başlayarak bir ay süre ile
işveren tarafından saklanır.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde
işveren, işçi isterse her hesap pusulasının genel toplamını gösteren bir belgeyi
işçilerin kendi aralarından saçecekleri bir temsilciye vermeye mecburdur. Bu
belgenin şekli ve uygulama usulleri hizmet akitlerinde veya toplu iş
sözleşmelerinde gösterilir.
Yüzde usulünü uygulayan müesseseler, o
yerdeki belediyelerce soğuk damga ile damgalanmış ve cilt ve sayfa numaraları
birbirini takibeden en az üç kopyalı hesap pusulası kullanmak ve müşterinin her
ödemesinde bunlardan bir kopyasını servis yapan işçide bırakmak
zorundadır.
YILLIK ÜCRETLİ İZİN:
MADDE 49
— Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilerden işyerine girdiği
günden başlayarak, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış
olanlara, ilerideki maddelerde gösterilen esaslara göre hesaplanmak üzere
aşağıdaki süreler kadar yıllık ücretli izin verilir.
Hizmet
süresi:
a) Bir yıldan beş yıla kadar olanlara yılda 12 gün,
b) Beş
yıldan fazla ve on beş yıldan az olanlara yılda 18 gün,
c) On beş yıl ve daha
fazla olanlara yılda 24 gün.
Ancak 18 ve daha küçük yaştaki işçilere
verilecek yıllık ücretli izin 18 günden az olamaz.
Bu süreler toplu iş
sözleşmeleri ve hizmet akitleri ile artırılabilir.
Yıllık ücretli izin
hakkından vazgeçilmez.
YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKININ
BELİRTİLMESİ:
MADDE 50 — Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli
sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde
çalıştıkları süreler birleştirilerek gözönüne alınır. Şu kadar ki; bir işverenin
bu kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin
işyerlerinde bu kanun kapsamına girmeksizin giçirmiş bulundukları süreler de
hesaba katılır.
Bir yıllık süre içinde 51 inci maddede sayılan haller
dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları
karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde
etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet
yılına aktarılır.
İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir
yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek
hizmet yılına doğru ve yukarıki fıkra ve 51 inci madde hükümleri gereğince
hesaplanır.
İşçi, yukarıdaki fıkralar ve 51 inci madde hükümlerine göre
hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini, gelecek hizmet yılı
içinde kullanır.Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsim veya kampanya
işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel
kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve Kamu İktisadî Teşebbüsleri yahut özel
kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve
kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler işçinin yıllık ücretli
izin hakkının hesaplanmasında gözönünde bulundurulur.
ÇALIŞILMIŞ GİBİ
SAYILAN HALLER:
MADDE 51 — Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının
hesabında çalışmış gibi sayılır:
a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu
hastalıktan ötürü işine gidemediği günler,
b) Kadın işçilerin 70 inci madde
gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler,
c) İşçinin
muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı
ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler, (Bu sürenin yılda 90 günden
fazlası sayılmaz.)
ç) Çalışmakta olduğu işyerinde, zorlayıcı sebepler
yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin
calışmadan geçirdiği zaman 15 günü, (İşçinin yeniden işe başlaması
şartiyle)
d) 62 nci maddede sözü geçen zamanlar,
e) Hafta tatili, ulusal
bayram, genel tatil günleri,
f) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan
tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi
gereken yarım günlük izinler.
g) İşçilerin uzlaştırma toplantılarına
katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği
görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis,
kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili milletlerarası
teşekküllerin konferans, kongre veya komitelerine işçi veya sendika temsilcisi
olarak katılmaları sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler,
h) İşçilerin
evlenmelerine üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya
çocuklarının ölümünde iki güne kadar verilecek izinler,
i) İşveren tarafından
verilen öbür izinler,
ı) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş
bulunan yıllık ücretli izin süresi.
YILLIK ÜCRETLİ İZNİN
UYGULANMASI:
MADDE 52 — Yıllık ücretli izin işveren tarafından
bölünemez.
Bu iznin 49 uncu maddede gösterilen süreler içinde işveren
tarafından devamlı bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak 49 uncu
maddenin (b), (c) fıkralarında gösterilen izin süreleri tarafların rızası ile,
bir bölümü 12 günden aşağı olmamak üzere ikiye bölünebilir. Bu takdirde işveren
işçiye 7 günden fazla ücretsiz yol izni vermeye mecbur tutulamaz.
İşveren
tarafından yıl içinde verilmiş bulunan başka ücretli ve ücretsiz izinler veya
dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.
Yıllık ücretli
izin günlerinin hesabında, izin süresine rastlayan Ulusal Bayram, hafta tatili
ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli
izinlerini işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara
eğer isterlerse, gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere
işveren 7 güne kadar gereken ücretsiz izni vermek zorundadır.
İŞVERENİN
DEĞİŞMESİ:
MADDE 53 —İşyerininin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi
bu işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin haklarının ortadan kalkmasına
sebep olamaz.
Aksine bir sözleşme olsa bile yıllık ücretli izin süresine
ilişkin ücretler yeni işveren tarafından ödenir.
İZİN
ÜCRETİ:
MADDE 54 — İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye,
yıllık izin dönemine ilişkin ücretini; ilgili işçinin izne başlamasından önce
peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
Bu ücretin
hesabında 45 nci madde hükmü uygulanır.
Günlük, haftalık veya aylık
olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve
yalnız servis karşılığı (yüzde) gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden
ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde
kazandığı ücretin fiilî olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak
ortalama üzerinden hesaplanır.
(1927 sayılı yasa'yla eklenmiştir.) Ancak
son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti; işçinin
izne çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı
süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
(Yüzde)
usulünün uygulandığı yerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren
tarafından ödenir. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili; ulusal
bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.
İZİNDE ÇALIŞMA
YASAĞI:
MADDE 55 — Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin
süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi
için kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir.
AKDİN
FESHİNDE İZİN ÜCRETİ:
MADDE 56 — İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı
yıllık izin süresi için ücreti, hizmet akdinin işveren veya işçi tarafından
feshedilmesi halinde akdin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine
ödenir.
İşveren tarafından hizmet akdinin feshedilmesi halinde 13'üncü
maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19 uncu madde gereğince işçiye verilmesi
mecburî yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içiçe
giremez.
YÖNETMELİK:
MADDE 57 —Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen
işlerin niteliğine göre yılın hangi dönemlerinde kullanılacağı, izinlerin ne
suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık
iznin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve
izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve şartlar Çalışma Bakanlığı
tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
İZİN
DEFTERİ:
MADDE 58 — Her işveren işyerinde çalışan işçilerin yıllık
ücretli izinlerini gösterir bir kayıt tutmak zorundadır. Bu kayıtların şekli 57
nci maddede sözü geçen yönetmelikte belirtilir.
SİGORTA
PRİMİ:
MADDE 59 — Sigortalılara yıllık ücretli izin süresi için ödenecek
ücretler üzerinden iş kazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer
sigorta primlerinin, Sosyal Sigortalar Kanunundaki esaslar çerçevesinde işçi ve
işveren yönünden ödenmesine devam olunur.
ÜCRETTEN İNDİRİM
YAPILAMAYACAĞI:
MADDE 60 — Her türlü işte uygulanmakta olan günlük veya
haftalık çalışma sürelerinin kanunen daha aşağı sınırlara indirilmesi ve bu
kanunun hükümleri gereğince işverene düşen herhangi bir yükümlülüğün yerine
getirilmesi sebebiyle veyahut bu kanun hükümlerinden herhangi birinin
uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun;
eksiltme yapılamaz.
| DÖRDÜNCÜ BÖLÜM |
İŞİN DÜZENLENMESİ
İŞ
SÜRESİ:
MADDE 61 — a) Genel bakımdan iş
süresi haftada en çok 45 saattir.
Bu süre, haftada 6 iş günü çalışılan
işlerde günde 7,5 saati geçmemek üzere ve cumartesi günleri kısmen veya tamamen
tatil eden işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek
uygulanır.
İş müddetlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama
şekilleri Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak İş Süreleri Tüzüğünde
belirtilir.
b) Sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat veya daha
az çalışılması gereken işler, Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığının ortaklaşa hazırlayacakları bir tüzükte belirtilir.
İŞ
SÜRESİNDEN SAYILAN HALLER:
MADDE 62 — I — a) Madenlerde, taş ocaklarında,
yahut her ne çeşit olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde
işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya
girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler,
b) İşçilerin
işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere
gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler,
c) İşçinin, işinde ve
işverenin her an buyruğuna hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın
ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler,
ç) İşçinin, işveren
tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut
işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini
yapmaksızın geçirdiği süreler,
d) Emzikli kadın işçilerin çocuklarına süt
verme için belirtilecek süreler,
e) Demiryolları ve sair yollar ve
köprülerin yapılması, muhafazası yahut tamir ve tadili gibi işlerde vaki olduğu
veçhile, işçilerin ikamet ettikleri mevkilerden uzak bir mesafede bulunan
işyerlerine hep birlikte nakledilmeleri icabeden her türlü işlerde bunların
toplu ve mukannen surette götürülüp getirilmeleri esnasında geçen
süreler,
İşçinin günlük kanunî iş sürelerinden sayılır.
II — İşin
mahiyetinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım gayesiyle
işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen zaman iş süresinden
sayılmaz.
SAAT AYARI:
MADDE 63 — Çalışma saatleri, «memleket saat
ayarı»na göre düzenlenir.>İşin başlayıp ve bitiş saatleri ile dinlenme
saatleri işyerlerine asılacak levhalarda gösterilir.
ARA
DİNLENMESİ:
MADDE 64 — I - Çalışma süresinin ortalama bir zamanda o yerin
âdet ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere:
a) 4 saat veya
daha kısa süreli işlerde 15 dakika,
b) 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar
(7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
c) 7,5 saatten fazla süreli
işlerde bir saat ara dinlenmesi verilir.
Bu dinlenme süreleri en az olup
aralıksız verilir.
Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki örf ve
gelenekler veya işin niteliği gözönünde tutularak toplu iş sözleşmesi veya
hizmet akitleri ile aralı olarak kullanılabilir.
II — Dinlenmeler, bir
işyerinin aynı kısmındaki bütün işçilerine önceden belirtilmiş olan aynı saatte
uygulanır. Şu kadar ki işin gereğine göre nöbetleşe dinlenme yapılması toplu iş
sözleşmeleri veya hizmet akitleri ile düzenlenebilir.
III — Yukarıda
yazılı dinlenmeler çalışma süresinden sayılmaz.
GECE SÜRESİ:
MADDE
65 — I — İş hayatında (Gece) en geç saat 20'de başlayarak en erken sabah 6'ya
kadar geçen ve her halde en fazla 11 saat süren gün dönemidir.
II — Bazı
işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin iklim ve âdet
ayrılıkları bakımından, iş hayatına ilişkin (Gece) başlangıcının daha geriye
alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut çeşitli işler için erkek
kadın ve çocuk işçiler hakkında (Gece) deyiminden anlaşılacak gün döneminin
başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci benddeki genel
hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarını herhangi
bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletmelerinde
ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işlerde işçilerin gece çalıştırılmalarını
yasak etmek üzere Çalışma Bakanlığınca tüzükler hazırlanabilir.
III —
İşçilerin gece çalışmaları 7,5 saati geçemez.
IV — Gece ve gündüz
işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, en fazla bir iş
haftası gece çalıştırılan işçilerin; ondan sonra gelen ikinci iş haftası gündüz
çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur.
Çalışma Bakanlığı, gece
ve gündüz postalarında onbeşer günlük nöbetleşmeye de izin
verebilir.
HAZIRLAMA, TAMAMLAMA, TEMİZLEME İŞLERİ :
MADDE 66 —
Genel olarak bir işyerinde belirli çalışma saatlerinden önce veya sonra
yapılması gerekli olan hazırlama veya tamamlama yahut temizleme işlerinde
çalışan işçiler için düzenlenmesi ile ilgili hükümlerden hangilerinin
uygulanmıyacağı yahut ne gibi değişik şartlar ve usullerle uygulanacağı Çalışma
Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir tüzükte gösterilir.
ÇALIŞTIRMA YAŞI
VE ÇOCUKLARI ÇALIŞTIRMA YASAĞI :
MADDE 67 — 15 yaşından aşağı çocukların
çalıştırılmaları yasaktır.
Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine,
okul veya mesleki eğitim ve mesleğe yöneltme programlarına devamlarına yahut
öğrenimden faydalanma kabiliyetlerine zarar vermeyecek nitelikteki hafif işlerde
13 yaşını doldurmuş çocukların çalıştırılmaları mümkündür.
Okula
gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel olmayacak şekilde düzenlenir ve
ders saatleri 7,5 saatlik çalışma süresinin içinde sayılır.
YER VE SU
ALTINDA ÇALIŞTIRMA YASAĞI :
MADDE 68 — Maden ocakları ile kablo
döşenmesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında yahut su altında
çalışılacak işlerde 18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların
çalıştırılmaları yasaktır.
GECE ÇALIŞTIRMA YASAĞI :
MADDE 69 —
Sanayie ait işlerde 18 yaşını doldurmamış erkek çocuklarla her yaştaki
kadınların gece çalıştırılmaları esas itibariyle yasaktır.
Şu kadar ki;
işin özelliği icabı kadın işçi çalıştırılması gereken işlerde 18 yaşını
doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmalarına, Çalışma ve
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıkları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
müştereken hazırlayacakları bir tüzükte gösterilecek şartlar çerçevesinde izin
verilebilir.
ANALIK HALİNDE ÇALIŞTIRMA YASAĞI :
MADDE 70 — Kadın
işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık süre
için çalıştırılmaları yasaktır.
Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumu
ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse
artırılabilir.
Bu süreleri hekim raporu ile belirtilir. İsteği halinde
kadın işçiye, doğumdan sonraki 6 haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin
verilir. Bu süre, ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmız.
İŞÇİ
ÇİZELGELERİ :
MADDE 71 — Her işveren çalıştırdığı işçilerin doğum yılları
itibariyle kadın ve erkek olarak ayrı ayrı çizelgelerini düzenlemek ve işyerine
giren her işçiyi ilgili çizelgeye kaydetmek ve işyerinden ayrılan işçinin
karşısına gerekli açıklamayı yapmak bu çizelgeleri istendiği zaman yetkili
memurlara göstermek zorundadır.
Bu çizelgelere işçinin :
a) Adı ve
soyadı,
b Varsa işyeri numarası,
c) Doğum tarihi ve yeri,
ç) Baba ve
anasının adı,
d) Tabiiyeti,
e) Sigorta sicil numarası,
f) İşyerine
giriş tarihi,
g) İşyerine giriş ücreti,
h) Ücretindeki
değişiklikler,
i) İşyerinden çıkış tarihi,
ı) Gittiği işyeri
(biliniyorsa)
nin yazılması gereklidir.
| TÜZÜKLER |
TÜZÜKLER :
MADDE 72 — a)
61 inci madde gereğince belirli çalışma süresinin bir haftanın işgünlerine
bölünmesi suretiyle yürütülmesine, nitelikleri bakımından imkân bulunmıyan
işlere uygulanmak kaydiyle, çalışma süresini, haftadan daha uzun bir döneme göre
düzenliyecek ve fakat o döneme ayrılacak topyekûn sürenin her bir iş haftasına
düşen ortalaması kanunî çalışma süresini aşmıyacak şekilde, uygulanmasını
sağlıyacak olan usuller,
b) Nitelikleri dolayısiyle devamlı çalıştıkları
için durmaksızın bir biri ardına işçi postaları çalıştırılarak işletilen yahut
nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde çalışma sürelerine, hafta
tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere
dair özel usul ve kurallar,
Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak tüzüklerde
gösterilir.
Bu tüzükler çıkarılıncaya kadar 61 inci maddedeki haftalık iş
süresi aşılmamak kaydiyle, bu işlerde çalışma sürelerine ilişkin uygulama tarz
ve usullerine devam olunur.
| BEŞİNCİ BÖLÜM |
İŞÇİ SAĞLIĞI VE
GÜVENLİĞİ
SAĞLIK VE GÜVENLİK ŞARTLARI
MADDE 73 — Her işveren, işyerinde
işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu
husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla
yükümlüdür.
İşçiler de, işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkındaki usul ve
şartlara uymakla yükümlüdürler.
İşverenler, makinelerin kullanılmasından
doğacak tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek tedbirlerden işçileri
münasip bir şekilde haberdar etmek zorundadırlar.
İşverenler,
işyerlerinde meydana gelecek kazaları en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı
ile ilgili bölge çalışma müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.
SAĞLIK VE
GÜVENLİK TÜZÜKLERİ :
MADDE 74 — Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 179' uncu
maddesinde yazıldığı gibi işyerinde ve işçilere ait yatıp kalkma yerlerinde ve
diğer müştemilatında bulunması gereken sağlık şartlarının ve işyerlerinde
kullanılan alet, edevat, makinalar ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek
hastalıklara engel olacak tedbir ve araçların, işyerlerinde işkazalarını önlemek
üzere bulundurulması lüzumlu olan araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin
neler olduğunu belirtmek üzere Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığı beraberce bir veya birden fazla tüzük çıkarır.
Ayrıca bu kanuna
tabi işyerlerinde, işçi sayısı, genişlik, yapılan iş, işin özellikleri, ağırlık
ve tehlikesi bakımından hangi işyerleri için kurulmaya başlamadan evvel
planların Çalışma Bakanlığının yetkili teşkilâtına gösterilerek kurma izni
alınacağı bu işyerleri kurulduktan sonra yine aynı makama başvurularak işletme
belgesi alınması gerekeceği, Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıkları
tarafından çıkarılacak bir tüzükte tespit olunur.
İŞİN DURDURULMASI VEYA
İŞYERİNİN KAPATILMASI :
MADDE 75 — A) İlgili tüzükte belirtilen birinci
derecedeki şartları yerine getirdikten sonra yetkili makamdan izin almak
suretiyle kurulan ve işlemeye baylayan herhangi bir işyerinin tesis ve
tertiplerinde, çalışma metot ve şekillerinde makine ve cihazlarında işçilerin
hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse edilirse bu tehlike
giderilinceye kadar bölge çalışma müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı
ve iş güvenliği bakımından teftişe yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren
temsilcisinden oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine
göre iş tamamen veya kısmen durdurulur. Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için
gerekli maddeler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı çalışma şekil ve
esasları Millî Savunma Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak
bir yönetmelikte belirtilir.
B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan
açılmış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde ikinci derecedeki
şartları verilen süre içinde yerine getirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin
hayatı için tehlikeli bir hususun tespit edilmesi halinde (A) bendinde
belirtilen komisyon tarafından verilen karar üzerine o yerin en büyük mülkî
amirinin emri ile ve zabıta marifeti ile işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri
kurma izni ve işletme belgesi alınmadan tekrar açılamaz.
C) Bu maddeye
göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş
mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme itirazı
altı iş günü içinde karara bağlar. Bu işler acele mevaddandır. Kararlar
kesindir.
Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık
durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar dahi
çalışmaktan alıkonulur.
D) Yukarıdaki betler gereğince işyerlerinde
işçiler için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine ve cihazların
nekşekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden
işletilmelerine izin verilebileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin
durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar acil
hallerde alınacak tedbirlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi
ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve
esasları bir tüzükte gösterilir.
E) Bir işyerinin kurulmasına ve
işletilmesine izin verilmiş olması 74' üncü madede yazılı tüzük hükümlerinin
uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.
F) Bu maddenin (A) ve (B)
bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya
işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini
ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına
göre başka bir iş vermeye zorunludur.
İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULU
:
MADDE 76 — Çalışma Bakanlığınca lüzum görülecek işyerlerinde işçi
sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere birer «işçi
sağlığı ve işgüvenliği kurulu» kurulur. Bu kurulların hangi işyerlerinde
kurulacağı, teşekkül tarzları, çalışma usulleri, ödev ve yetkileri Çalışma
Bakanlığınca çıkarılacak bir tüzükte bir tüzükte tespit edilir.
İÇKİ VEYA
UYUŞTURUCU MADDE KULLANMA YASAĞI :
MADDE 77 — A) İşyerine sarhoş veya
uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu
madde kullanmak yasaktır.
B) İş veren; iş yeri eklentilerinden sayılan
kısımlarda, ne gibi hallerde hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki
içilebileceğini tayin ve tesbit edebilir.
C) (A) bendindeki işyerinde
alkollü içki kullanma yasağı;
Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan
ve işin gereği olarak imalâtı kontrolle görevlendirilen işçiler.
Kapalı
kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin
gereği alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,
İşinin niteliği gereği
müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,
İçin
uygulanmaz.
AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER :
MADDE 78 — 16 yaşını
doldurmamış çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.
Hangi
işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla 16 yaşını doldurmuş
fakat 18 yaşını bitirmemiş çocukların hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde
çalıştırılabilecekleri Çalışma ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca
hazırlanacak bir tüzükle gösterilir.
AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE RAPOR
:
MADDE 79 — Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe
girişlerinde veya işin devamı süresince bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı
oldukları; işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri bunların bulunmadığı
yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık ocağı, Hükümet veya
belediye doktorları tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça; bu
gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır.
İşyeri
hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar
Kurumu hastanesi sıhhi kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor
kesindir.
Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine
göstermek zorundadır.
Bu raporlar her türlü resim ve harçtan
muaftır.
ONSEKİZ YAŞINDAN KÜÇÜK İŞÇİLER İÇİN
RAPOR :
MADDE 80 — 13'den 18 yaşına kadar (18 dahil) çocukların herhangi
bir işe alınmalarından önce; işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların
bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık ocağı,
Hükümet veya belediye tabiplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve
şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve
bunların 18 yaşını dolduruncaya kadar en az her altı ayda bir aynı şekilde
doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarında bir sakınca olup
olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza
ettirilerek yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi
zorunludur.
Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora itiraz
halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sıhhi kurulunca
muayeneye tabi tutulur. Verilen rapor kesindir.
Bu raporlar damga vergisi
ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
GEBE VEYA EMZİKLİ KADINLAR İÇİN
TÜZÜK :
MADDE 81 — Gebe veya emzikli kadınların hangi dönemlerde ne gibi
işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca
olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları ne suretle emzirme odaları
veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Çalışma, Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanlıkları tarafından birlikte düzenlenecek bir tüzükte
gösterilir.
ÇEŞİTLİ TÜZÜKLER :
MADDE 82 — Çalışma veya Sağlık ve
Sosyal Yardım Bakanlıklarından birinin göstereceği lüzum üzerine, bu bakanlıklar
tarafından beraberce hazırlanmak suretiyle,
a) Ağır ve tehlikeli olarak
gösterilmiş işlerden başka işler için de işçilerin ilk önce doktora
gösterilmelerini,
b) Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde
genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini,
c) Çeşitli veya bir
kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin
ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı
olursa, bu gibilerin o işlerden çıkarılmalarını,
ç) Ne durumda ve ne gibi
şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi
evleri ve işçi eğitim yerleri yapılmasını,
Tespit eden tüzükler
çıkarılabilir.
| ALTINCI BÖLÜM |
İŞ VE İŞÇİ BULMA
İŞ VE
İŞÇİ BULMA GÖREVİ :
MADDE 83 — İşçilerin elverişli
oldukları işlere yerleşmelerine ve çeşitli işler için elverişli işçiler
bulunmasına aracılık etme hususlarının düzenlenmesi; kamu görevi olarak Devletçe
yapılır.
Bu görev 4837 sayılı Kanun'la kurulan İş ve İşçi Bulma Kurumunca
yapılır.
İŞ VE İŞÇİ BULMA KURUMUNUN GÖREVİ :
MADDE 84 — İş ve İşçi
Bulma Kurumunun her çeşit ekonomik işletmelerle serbest sanat niteliğinde olan
öbür işler için bilgi toplamak, işçi isteme ve iş aramanın düzene bağlanması
yolunda gerekli çalışmaları yapmak ve işçi ücretlerinin iniş çıkışlarını
izleyip; geçim şartlarındaki yükseklikle karşılaştırılarak sosyal sıkıntıların
önüne geçmek için bütün yurtta yahut bir bölgede veya belediye çevresinde
alınması gereken tedbirleri tespit ve bunların uygulanmasına yardım etmek
çeşitli iş kollarındaki işverenlerle işçileri gösteren cetvelleri yayınlamak,
mesleğe yöneltmek, işçilerin mesleki eğitimlerinin yükselmesi ve usta (kalifiye)
işçi yetiştirilmesi için gerekli olan tedbirler üzerinde çalışmak ve hizmet
akitlerinin yapılmasına aracılık etmek ödevlerini bir ücret karşılığı olmaksızın
yapmakla yükümlüdür.
(3199 Sayılı Kanunun 1 inci Maddesiyle eklenen
fıkra)
Ancak, işverenlerden bu hizmetlerle ilgili masraflar
alınabilir.
Bu ödevlerin yapılış şekilleri bir tüzükle
belirtilir.
YASAKLAR :
MADDE 85 — İşçilere iş ve işlere işçi
bulmak için kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet gösterilmesi çalışılması
veya büro açılması yasaktır.
Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi
bulma aracılığına İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.
İş ve İşçi
Bulma Kurumundan izin almak ve bu Kurumca her zaman denetlenmek kaydıyla bir
işverenin yurt dışındaki kendi iş ve faaliyetlerinden çalıştıracağı işçileri
temin etmesi mümkündür. Şu kadar ki; bu işlere karşılık bu kimselerden hangi
isim altında olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.
İş ve İşçi Bulma
Kurumu'nun gereği halinde, verilen izni geri alma yetkisi saklıdır.
TÜZÜK
:
MADDE 86 — İş ve İşçi Bulma Kurumunca belirtilecek lüzum ve ihtiyaca
göre, işverenlerin işçi isteklerini ve bazı özel vasıfları bulunan işçilerin her
halde İş ve İşçi Bulma Kurumunun bildirmeleri ve >genel olarak veya bazı özel
vasıfları bulunan bir kısım işçilerin herhangi bir işe alınmazdan önce mutlaka
İş ve İşçi Bulma Kurumuna başvurarak kendilerini kaydettirmeleri ve «İşçi
karneleri» almaları usulleriyle tarımda aracılığın işçi ve işveren
teşekküllerinin yahut derneklerin yaptıkları iş ve işçi bulma işlerinde İş ve
işçi Bulma Kurumuna muntazam suretle rapor vermeleri zorunluğu çıkarılacak
tüzüklerde gösterilir.
TAŞIMADA ÖNCELİK :
MADDE 87 — İş ve İşçi
Bulma Kurumunun aracılığı ile iş bulmuş olan işçilerin çalışacakları yerlere
topluca gidişleri sırasında mümkün olan kolaylıklar öncelikle ele
alınır.
YEDİNCİ BÖLÜM
İŞ HAYATININ DENETİM VE TEFTİŞİ
DEVLETİN
YETKİSİ :
MADDE 88 — Çalışma hayatı ile
ilgili mevzuatın uygulanmasını Devlet izler, denetler ve teftiş eder.
Bu
ödev Çalışma Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve
denetlemeye yetkili memurlarca yapılır.
Askeri işyerleri ile yurt
emniyeti için gerekli maddeler imal olunan işyerlerinin denetim ve teftişi
konusu ve neticelerine ait işlemler Millî Savunma Bakanlığı ile Çalışma
Bakanlığınca Müştereken tanzim olunacak bir tüzüğe göre
yürütülür.
YETKİLİ MAKAM VE MEMURLAR :
MADDE 89 — 88 inci madde
hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle
ödevli olan makamlar veya yetkili memurlar işyerlerini, işin yürütülmesi tarzını
ve ilgili defter, evrak ve hasapları alet, edevat, cihaz ve makinaları ham ve
işlenmiş maddelerle iş için gerekli olan malzeme ve müştemilatı 90 ıncı maddede
yazılı esaslara uyularak, gerektiği zamanlarda ve işçilerin hayatına, sağlığına,
güvenliğine, ilerleyip yetişmesine dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin
tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu kanunla suç
sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta Çalışma Bakanlığı tarafından
çıkarılacak «İş Teftişi Tüzüğü»nde açıklanan şekillerde yalnız bu halleri,
önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş ve denetleme sırasında işverenler,
işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle
ödevli makamlar veya memurlar tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve
bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek ve 1
inci fıkrada yazılı yetkilerin içinde görevlerini yapmak için kendilerine karşı
her çeşit kolaylığı göstermek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin
yerine getirmekle ödevlidirler. İş hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili
memurlar tarafından tutulan tutanaklar, aksi sabit oluncaya kadar
muteberdir.
YETKİLİ MEMURLARIN ÖDEVİ :
MADDE 90 — İş hayatını
izleme, denetleme ve teftiş yetkisi olan makamlar veya memurlar bu görevlerini
yaparlarken işin normal gidişini ve işyerinin işlemesini, inceledikleri konunun
niteliğine göre mümkün olduğu kadar, sekteye uğratmamak, durdurmamak ve
güçleştirmemekle ve resmî işlemlerin yürütülüp sonuçlandırılması için,
açıklanması gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin meslek sırları ve şartları
ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında gördükleri ve öğrendikleri
hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri tarafından bilgileri ve ifadeleri
alınan yahut kendilerine başvuran veya ihbarda bulunan işçilerin ve başka
kişilerin isimlerini ve kimliklerini açıklamamakla yükümlüdürler
MUAFİYET
:
MADDE 91 — İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından
kendilerini ilgilendiren ve iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı
ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tutanak, evrak, defter ve
işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
SAİR
MERCİLER TARAFINDAN YAPILAN TEFTİŞLER :
MADDE 92 — İşyerinin kurulup
açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyerinin
kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma Bakanlığınca iş
mevzuatına göre verilmesi gerekli kurma izni ve işletme belgesinin mevcudiyetini
kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve işletme belgesi verilmemiş
işyerlerinde belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni
verilemez.
Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapacakları işçi
sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve bu
yolda yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne
bildirirler.
İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili
belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren
ve işyerinin isim ve adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir
sonraki ayın 15'ine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne
bildirirler.
TEFTİŞ DEFTERİ :
MADDE 93 — İşverenler, işlettikleri
işyerlerinde ve bunların ilgili kollarında yetkili makamlarca yapılan
teftişlerin sonuçlarının yazılması için özel bir defter bulundurmakla
yükümlüdürler. Bu defterlerin şekli, doldurulacağı ve bununla ilgili işlemlerin
usulleri «iş teftişi tüzüğü»nde gösterilir.
İş denetimi ve teftişine
yetkili mercilerin bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak gönderdikleri
belgeleri işverenler, süresi içinde cevaplandırıp geri çevirmek
zorundadırlar.
İŞÇİ VE İŞVERENİN SORUMLULUĞU :
MADDE 94 — İş
denetimi ve teftişine yetkili makamlar veya memurlar tarafından ifade ve
bilgilerine başvurulan işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek
dolayısiyle telkinlerde bulunmaları işçileri gerçeği saklamaya yahut
değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle zorlamaları veyahut işçilerin ilgili
makamlara başvurmaları haber ve ifade vermeleri üzerine, bunlara karşı kötü
davranışlarda bulunmaları yasaktır.
İşçilerin çalıştıkları veya
ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında ilgili makamlar ve memurlara
gerçeğe uygun olmayan haberler vererek ilgili makam ve memurları lüzumsuz
işlemlerle uğraştırmaları veya işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye
kalkışmaları ve ilgili makamlarca kendilerinden sorulan hususlar için doğru
olmayan cevaplar vererek denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmek veya
yanlış bir sonuca vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda bulunmaları
yasaktır.
ZABITANIN YARDIMI :
MADDE 95 — Bu kanun hükümlerinin tam
ve gerektiği gibi uygulanabilmesi için işyerlerini teftiş ve denetlemeye yetkili
makamlar veya memurların gerekli görmeleri ve istemeleri halinde, zabıta
kuvvetleri, bu makamlar veya memurların görevlerini iyi bir şekilde
yapabilmelerini sağlamak üzere kendilerine her türlü yardımda bulunmakla
yükümlüdürler.
| SEKİZİNCİ BÖLÜM |
SOSYAL
SİGORTALAR
DEVLETİN FONKSİYONU :
MADDE 96 — Sosyal Sigortalar Devlet
tarafından kanunla düzenlenir ve denetlenir.
| DOKUZUNCU BÖLÜM |
CEZA HÜKÜMLERİ
GENEL
HÜKÜMLRE İLİŞKİN CEZALAR :
MADDE 97 — (3493 Sayılı Kanunun
16 ncı maddesiyle değişen şekli.) Bu Kanunun 3'üncü maddesi hükmüne aykırı
davrananlardan; beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıranlara yüzbin
lira, daha fazla işçi çalıştıranlara üçyüzbin lira para cezası
verilir.
Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra suçun tekrar işlenmesi
halinde yukarıda yazılı para cezaları yarısı oranında artırılarak
uygulanır.
HİZMET AKDİNE İLİŞKİN CEZALAR :
MADDE 98 — (4393 Sayılı
Kanunun 17 nci maddesiyle değişen şekli.) Bu Kanunun;
A) 9' uncu
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet akdini yazılı olarak yapmayan ve
ikinci fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyen,
10' uncu maddede anılan takım
sözleşmesini yazılı yapmayan,
13' üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ihbar
süresine ilişkin ücreti, 14 üncü maddede yazılı hallerde kıdem tazminatını
ödemeyen,
19' uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş
arama izni vermeyen,
20' nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen veya bu
belgede gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21 inci maddede yazılı işçi çalışma ve
kimlik karnesini vermeyen,
22' nci maddeye aykırı hareket eden,
Beş işçiye
kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekiline yüzbin lira, daha
fazla işçi çalıştıranlara üçyüzbin lira para cezası, tekrarı halinde belirtilen
bu cezalar iki kat olarak verilir.
B) 24' üncü maddesindeki hükümlere
aykırı olarak işçi çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya vekiline
içten çıkardığı veya işe aldığı her işçi için beşyüzbin lira para cezası
verilir.
C) (4382 sayılı Kanun 3'üncü maddesiyle değiştirilen
bent.Yürürlük:24.10.1998) 25'inci maddedeki hükümlere aykırı hareketle sakat ve
eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekiline çalıştımadığı her sakat ve eski
hükümlü ve çalıştımadığı her ay için yetmiş milyon lira para cezası verilir.
25'inci maddede öngörülen kontenjanların üstünde sakat ve eski hükümlüler için
506 Sayılı Sosyal Sgortalar Kanunu'na göre ödemeleri gereken işveren sigorta
prim hisselerinin yüzde ellisini kendileri, yüzde ellisini de hazine
öder.
ÜCRETE İLİŞKİN CEZALAR :
MADDE 99 — (3493 Sayılı Kanunun 18
inci maddesiyle değişen şekli.)
A) İşçinin bu Kanundan veya toplu iş
sözleşmesinden veya hizmet akdinden doğan ve 26' ncı maddede belirtilen ücretini
süresi içinde kasten; ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya işveren vekiline
bu durumda bulunan her işçi için üçyüzbin lira para cezası verilir.
B)
(1) — 30' uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye vermeyen,
31'inci maddede gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar
karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan işçiye tazminatını
iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri
göstermeyen, 32 nci maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret kesitisi
cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sebepler dışında işçiye
ücret kesintisi cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sürede bu
hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekiline ikiyüzbin lira para cezası
verilir,
(2) —33'üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgarî
ücretleri işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, 34'üncü maddede sözü edilen
sebepler dolayısıyla çılışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci maddede
yazılı şartlar dışında fazla çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen fazla
çalışma ücretini ödemeyen veya noksan veya 36 ve 37 nci maddelardeki hükümlere
aykırı ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere
uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen işveren
veya vekiline beşyüzbin lira para cezası verilir.
(3) — 48'inci maddede
gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52' nci maddenin son
fıkrasında belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen veya ücretli izin kullanan
işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödemeyen veya 56'ncı maddedeki hak
edilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait ücreti
ödemeyen, 57 nci maddede belirtilen yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden
veya 60 ıncı maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi ücretinden indirme
yapan işveren veya işveren vekiline bir milyon lira para cezası
verilir.
İŞİN DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN CEZALAR :
MADDE 100 — (3493
Sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen şekli.)
Bu Kanunun 61'inci
maddesinde ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan iş müddetlerine aykırı
olarak işçilerini çalıştıran veya 64'üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu
maddeye göre uygulamayan veya işçileri 65'inci maddeye aykırı olarak geceleri
7,5 saatten fazla çalıştıran, gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 67'nci
madde hükmüne aykırı hareket eden, 68'inci madde hükümlerine aykırı olarak bu
maddede belirtilen yerlerde 18 yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki
kadınları çalıştıran, 69'uncu maddede anılan tüzük hükümlerine aykırı olarak
hareket eden ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan,
70'inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki müddetlerde gebe
veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72' nci
maddede belirtilen tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline
birmilyonbeşyüzbin lira para cezası verilir.
İŞÇİ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN
CEZALAR :
MADDE 101 — (3493 Sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen
şekli.) Bu Kanunun 73'üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden. 74' üncü
maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kurma veya işletme belgesi almadan bir iş
yerini açan, 74'üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen tüzüklerdeki
hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her işçi sağlığı veya
iş güvenliği tedbiri için, birmilyon lira para cezası verilir. Alınmayan
tedbirler oranında takip eden her ay için aynı miktar ceza
uygulanır.
MADDE 102 — (3493 Sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişen
şekli.) Bu Kanun'un 75'inci maddesine göre durdurulan işi, izin almadan devam
ettiren veya kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekiline
birmilyonbeşyüzbin lira para cezası verilir.
MADDE 103 — (3493 Sayılı
Kanunun 22'inci maddesiyle değişen şekli.) 76'ncı maddede öngörülen tüzükteki
«İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu»nu işyerinde kurmaktan kaçınan veya kurup
da çalışmasına engel olan işveren veya işveren vekiline birmilyon lira para
cezası verilir. Bu cezanın kesinleşmesinden sonra maddede belirtilen suçun
tekrar işlenmesi halinde belirtilen caza yarısı oranında artırılarak
uygulanır.
MADDE 104 — (3493 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen
şekli.) Bu Kanunun 77'nci maddesi hükümlerine aykırı davrananlara yüzbin lira,
ağır ve tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri çalıştıran veya 78'inci maddede
belirtilen tüzükte gösterilen yaş kıyıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren
veya işveren vekiline birmilyonbeşyüzbin lira, 79'uncu madde hükmü gereğince
işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen veya
80'inci madde gereğince alınması gereken raporu almayan veya bu raporları istek
halinde yetkili memurlara göstermeyen işveren veya vekiline beşyüzbin lira,
81'inci maddede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara ve usullere uymayan ve
82'nci maddede anılan tüzük hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya işveren
vekiline birmilyonbeşyüzbin lira para cezası verilir. Bu cezanın
kesinleşmesinden sonra yukarıda sayılan suçların tekrar işlenmesi halinde,
belirtilen cezalar yarısı oranında artırılarak uygulanır.
İŞ VE İŞÇİ
BULMAYA İLİŞKİN CEZALAR :
MADDE 105 — Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı
hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu işle ilgili büroları kapatılır ve bu
fiilleri yapanlar hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca bir yıldan
az olmamak üzere hapis ve altmışbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası
hükmolunur.
Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi göndermek
amacıyla yapıldığı takdirde, üç yıldan az olmamak üzere hapis ve üçyüzbin lira
ağır para cezası hükmolunur.
Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki
katına kadar artırılır
İŞ HAYATININ DENETİM VE TEFTİŞİNE İLİŞKİN CEZALAR
:
MADDE 106 — (3493 Sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen şekli.) Bu
Kanunun 89'uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine
getirmeyen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş
müfettişlerine karşı gereken kolaylığı göstermeyen işveren veya işveren
vekillerine, 93'üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve aynı maddenin ikinci
fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren veya işveren vekillerine 94'üncü
maddenin birinci fıkrasındaki yasaklara uymayan işveren veya işveren
vekilleriyle 94'üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara uymayan işçilere
ikiyüzbin lira para cezası verilir.
Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve
iş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş,
denetleme, yetki ve görevleri gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi
sırasında istedikleri bilgileri vermeyen veya görevlerini yapma veya
sonuçlandırmaya engel olan kimselere eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca
birmiyon lira para cezası verilir.
Bu cezanın kesinleşmesinden sonra
yukarıdaki fıkralarda yazılı olan suçların tekrar işlenmesi hahinde belirtilen
cezalar yarısı oranında artırılarak uygulanır.
MADDE 107 — (3493 Sayılı
Kanunun 25'inci maddesiyle değişen şekli.) Bu bölümde cezası özel olarak
gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden veya zorunluluklara uymayan
işveren veya işveren vekillerine ikiyüzbin lira para cezası
verilir.
MADDE 108 — (3493 Sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen
şekli.) Bu Kanunda öngörülen idarî nitelikteki para cezaları gerekçesi
belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce
verilir. 98 inci maddenin (D) bendindeki ceza hükümlerini uygulamaya mahallin
sulh ceza mahkemeleri, 105 inci maddesinde yer alan eylemlerden dolayı açılan
davalarda ise asliye ceza mahkemeleri yetkilidir. Bu davalar acele
mevaddandır.
İdarî nitelikteki para cezaları ilgililere usulüne göre
tebliğ edilir. Bu para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde
yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar
kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak
en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları 6183
sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mahalli
mal memurluğunca tahsil olunur.
| ONUNCU BÖLÜM |
SON HÜKÜMLER
MADDE 109 —
Yürürlükten kaldırılan 3008 sayılı İş Kanununun 13'üncü maddesi hükümleri
haklarında uygulanmayanlar için, Kanunun 14'üncü maddesinde sözü geçen kıdem
tazminatı hakkı bu Kanunun yürürlüğe giriş tarihinden itibaren
başlar.
MADDE 110 — Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği günden başlayarak :
A) 3008 sayılı Kanun ve bu Kanunu değiştiren;
3516, 3612, 5518, 5868, 6298, 7284, 7285 sayılı kanunlar.
B) 5837 sayılı
Kanun ve bu Kanunu değiştiren; 6734 sayılı Kanun,
C) 6032 sayılı Kanun,
Ç)
7467 sayılı Kanun,
D) 1061 sayılı Kanun,
E) 1225 sayılı Kanun,
F) 1246
sayılı Kanun,
G) 5953 sayılı Kanunu değiştiren 6253 sayılı Kanun'un ek 2'nci
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
EK MADDE 1 — (22.2.1979 gün ve
3184 sayılı Kanunla eklenmiştir.) (*) Bu Kanun'un 5'inci maddesinin (e)
fıkrasında sözü geçen kaloriferli konut kapıcıları ile çalışmasını ayni işverene
veya aynı konuta hasreden konut kapıcılarının işvereni konutun maliki veya
ortaklarıdır.
Konut yöneticisi işveren vekili olup, mali sorumluluklar
işverene ait olmak üzere, yargı uyuşmazlıklarında ve bu Kanun'un uygulanması
bakımından işverenin temsilcisidir.
Kapıcı konutları için kira
istenemez.
Kapıcının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile günlük çalışma
sürelerinin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli
izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde
uygulanacak değişik şekil ve esaslar bu Kanun'da tanınan haklar saklı tutularak
Çalışma Bakanlığı'nca çıkarılacak bir tüzükte belirtilir.
(*) İş Kanununa
çeşitli kanunlarla eklenen ek ve geçici maddeler, 1.2.1989 tarih ve 3520 sayılı
Kanunla yapılan numaralandırmaya uygun şekilde yeniden sıralanmıştır.
EK
MADDE 2 — ( 5.5.1981 gün ve 2457 sayılı Kanunla eklenmiştir.) Kanuna veya
kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların, haklarında
1475, 854, 5953 ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu
kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine
göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır ve bu
kanun'un 14 üncü maddesindeki esaslara ve miktara göre ödenir.
Bu maddeye
aykırı hareket edenler hakkında da 98 inci maddenin ilgili hükmü
uygulanır.
EK MADDE 3 — (3528 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenmiştir.)
5 inci maddenin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi ile 5 numaralı bendinde
sayılan işyerlerinde çalışan işçiler hakkında 26, 28, 41 ve 32 nci madde
hükümleri uygulanır. Bu maddelere muhalefet halinde ilgililer hakkında
muhalefete ilişkin ceza hükümleri tatbik edilir.
GEÇİCİ MADDE 1 — A)
İptal edilen 931 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesine göre halen yürürlükte
bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümleri
yenileri çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır.
B) Bu Kanun'un yürürlüğe
girmesinden önce 3008 sayılı Kanun'a göre Mahalli Asgari Ücret Tespit
Komisyonları'nca alınıp da henüz kesinleşmemiş bulunan kararlarla bunlara
ilişkin her türlü işlemler durdurulur.
C) İptal edilen 931 sayılı Kanun'a
göre alınmış bulunan asgari ücret kararı bu Kanun'un 33'üncü maddesine göre
yeniden tespit yapılıncaya kadar yürürlükte kalır.
Ç) İptal edilen 931
sayılı Kanun'un 109'uncu maddesinden doğan kıdem tazminatı hakkı
saklıdır.
D) Bu Kanun'da sözü geçen yönetmelikler üç ay içinde, tüzükler
Kanun'un yürürlük tarihinden başlayarak en geç bir yıl içinde hazırlanır ve
tüzük tasarıları Danıştay'a tevdi tarihinden itibaren en geç iki ay içinde
tetkik edilerek karara bağlanır.
GEÇİCİ MADDE 2 — Bu Kanun yürürlüğe
girdiği tarihte iptal edilen 931 sayılı Kanun'un geçici 2'nci maddesine göre
bildiride bulunanlar bulunanlar için yeniden bildirme mecburiyeti
yoktur.
GEÇİCİ MADDE 3 — Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce 3008 sayılı İş
Kanun'u kapsamında olan işyerlerinde, anılan Kanun'un değişik 29'uncu maddesine
uyularak yapılmış olan iç yönetmeliklerde yer alan veya iş ihtilafları yahut
hakem heyetleri kararıyla veya sair şekillerde kesinleşmiş olup yürürlükte
bulunan iş şartları ile iş düzeni ve sosyal yardımların uygulanmasına toplu iş
sözleşmesi veya hizmet akitleriyle yeni iş şartları kuruluncaya kadar devam
olunur.
GEÇİCİ MADDE 4 — Tarım İş Kanunu'nun yürürlüğe girmesine kadar
tarım işçilerinin asgari ücretleri bu Kanun'un 33'üncü maddesindeki esaslara
göre ve ayrıca tespit olunur.
Tespit olunan bu ücret, Tarım İş Kanunu'nun
yürürlüğe girmesinden sonra, o Kanun uyarınca asgari ücret tespit oluncaya kadar
geçerlidir.
Tarım ve orman işçilerinin asgari ücretlerinin tespiti
sırasında komisyona Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlıkları ile T. Ziraat Odaları
Birliği ve tarım ve orman işkollarında kurulu en çok üyesi bulunan işçi
sendikalarından da birer temsilci katılır.
GEÇİCİ MADDE 5 — (4.7.1975 gün
ve 1927 sayılı Kanunla eklenmiştir.) 14'üncü maddenin son fıkrası gereğince
tesisi öngörülen fona ilişkin kanun çıkarılıncaya kadar, kıdem tazminatının
işveren tarafından doğrudan doğruya ödenmesine devam olunur.
GEÇİCİ MADDE
6 — (22.2.1979 gün ve 2184 sayılı Kanunla eklenmiştir.) Ek maddede belirlenen
tüzük, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde
düzenlenir.
GEÇİCİ MADDE 7 — (5.5.1981 gün ve 2457 sayılı Kanunla
eklenmiştir.) 12.9.1980 ile 23.10.1980 tarihleri arasında işten ayrılan hizmet
erbabına ödenen veya hak edilmiş olmakla beraber henüz kısmen veya tamamen
ödenmeyen kıdem tazminatlarının, 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 2319 sayılı
Kanun'la değişik 20 nci maddesi ile 1475 sayılı İş Kanunu'nun 2320 sayılı
Kanun'la değişik 14 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanan miktarı
veya tavanı aşan kısımları, işveren tarafından herhangi bir nedenle hizmet
erbabından geri istenemez, alınamaz veya yapılacak kanunî kesintiler dışında
eksik ödenemez.
GEÇİCİ MADDE 8 — ( 5.5.1981 gün ve 2457 sayılı Kanunla
eklenmiştir.) 12.9.1980 ile 23.10.1980 tarihleri arasında işten ayrılan hizmet
erbabına her hangi bir sebeple ödenmemiş bulunan kıdem tazminatlarının vergiden
istisna edilecek kısmı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2320 sayılı Kanun'la
değişik 25 inci maddesinin 7'nci fıkrasına göre hesaplanır ve istisna miktarını
aşan kısmı, ödemenin yapıldığı anda, Gelir Vergisi Kanunu'nun işten ayrılma
tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerine göre işveren tarafından vergi
tevkifatına tabi tutulur.
GEÇİCİ MADDE 9 — ( 5.5.1981 gün ve 2457 sayılı
Kanunla eklenmiştir.) 12.9.1980 ile 23.10.1980 tarihleri arasında işten ayrılan
hizmet erbabı ile ilgili olarak işverenler (Genel ve Katma Bütçe'ye dahil
idareler, mahalli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler ve
fonlar ile diğer kamu kurumları dahil), her hizmet erbabı için ayrı ayrı olmak
üzere ödedikleri kıdem tazminatının miktarını, bunlar üzerinden tevkif ettikleri
vergileri, işten ayrılan hizmet erbabına yaptıkları diğer yıllık ücret ödemeleri
ile bunlar üzerinden tevkif ettikleri vergileri, hizmet erbabının kıdem
tazminatına esas hizmet sürelerini, kıdem tazminatının vergiden istisna edilen
miktarlarını ve hizmet erbabının adı soyadı ve adreslerini gösterir cetvelleri
ikişer nüsha olarak düzenlemek, tasdik etmek ve bir nüshasını bu kanun'un yayımı
tarihinden itibaren bir ay içinde vergi sorumlusu sıfatıyla bağlı oldukları
vergi dairelerine, diğer nüshasını Maliye Bakanlığı'na göndermek
zorundadırlar.
Vergi daireleri tarafından işverenlerce verilecek
cetveller üzerinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2320 sayılı Kanunla
değişik 25 nci maddesinin 7 nci fıkrası hükmü dikkate alınarak, her hizmet
erbabı için ayrı ayrı hesaplanacak vergi farkları bir ay içinde ihbarname ile
hizmet erbabına tebliğ edilir. Bu suretle tebliğ edilen vergi farkları tebliğ
tarihinde 1980 takvim yılına ilişkin olarak ikmalen tarh olunmuş
addolunur.
Hizmet erbabı kendilerine tebliğ edilen bu vergileri, tebliğ
tarihini takip eden 12 ay içinde ve 6 eşit katsitte kendilerine tabligatı yapan
vergi dairesine yatırmak sorundadırlar. Vadesinde ödenmeyen vergiler için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki Kanun hükümleri uygulanır. 193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca yıllık beyanname veren mükelleflerin, bu
madde hükmüne gere 1980 takvim yılı geliri olarak vergilendirilen ücretleri
yıllık gelir vergisi beyannamelerine dahil edilmez ve bu maddeye göre ödenen
vergiler yıllık beyannameler üzerinden hesaplanacak vergilerden mahsup
edilmez.
İşverenlerin (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar
hariç) eksik yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi veya süresinde bilgi vermemesi
nedeniyle zamanında tarh ve tahsil edilemeyen vergiler, 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun hükümlerine göre cezalı olarak iş verenler adına tarh olunur. İş
verenlerin münhasıran bu surette ödeyecekleri vergiler için asıl mükelleflere
rücu hakkı saklıdır.
KURMA İZNİ VE İŞLETME BELGESİ VERİLMESİ
:
GEÇİCİ MADDE 10 — (29.7.1983 gün, 2869 sayılı Kanunla eklenmiştir.) 1
Ağustos 1983 tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmış
bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci derecede noksanların bulunmadığının
Kanun'un yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde resen veya işverenin
başvurusu üzerine yapılan teftişte tespit edilmesi halinde o işyerine işletme
belgesi verilir.
Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine
ise geçici işletme belgesi verilir. Yetkili makamlarca belirtilen süre
içerisinde bu noksanların tamamlanması halinde geçici işletme belgesi yerine
işletme belgesi verilir.
GEÇİCİ MADDE 11 — (29.7.1983 gün, 2869 sayılı
Kanunla eklenmiştir.) 74 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre çıkartılması
gereken İşyerlerini Kurma İzni ve İşletme Belgesi Verilmesine İlişkin Tüzük
yürürlüğe girmeden önce kurma izni alınmadan açılmış bulunan işyerlerine, kurma
izni aranmaksızın ve gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla işletme belgesi
verilebilir.
EK GEÇİCİ MADDE 1 — (10.2.1982 - 2762 sayılı Kanun'un
numarasız ek geçici maddesi olup; teselsüll için numaralandırılmıştır.) Kıdem
tazminatının yıllık tavan miktarı ile Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek
Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir
hizmet yılı için ödenecek azami emekli ikramiye miktarı eşitleninceye kadar ve
her yıl için ödenecek kıdem tazminatı tavanı 2500 göstergenin bütçe kanunları
ile belirlenen memur aylık katsayısı ile çarpılması suretiyle bulunacak tutar
ile (75.000) yetmişbeşbin lira arasındaki farkın dörtte birinin (75.000)
yetmişbeşbin liraya eklenmesi suretiyle tespit edilir.
MADDE 111 — Bu
Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Ancak; 9'uncu bölümde yer alan ceza
hükümleri dışında kalan hükümleri, 12.11.1970 tarihinden geçerli olmak üzere
uygulanır.
MADDE 112 — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.