|
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
BAŞLANGIÇ
(Değişik : 23.07.1995 4121/1
md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce
Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye
Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün
belirlediği milliyetçilik anlayışı ve Onun inkılap ve ilkeleri
doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip
şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı,
maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi
yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin
kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu Millet adına
kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk
düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında
üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve
görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir
işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu;
(Değişik : 03/10/2001 4709/1
md.) Hiçbir faaliyetin Türk milli
menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği
esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında
korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din
duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve
hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli
kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve
maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan
sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve
iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve
ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü
tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı,
karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "yurtta sulh,
cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve
ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak
üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk
evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1.- Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,
başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı,
millî marşı ve başkenti
Madde 3.- Türkiye Devleti, ülkesi ve
milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay
yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı İstiklal
Marşıdır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek
hükümler
Madde 4.- Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2
nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve
görevleri
Madde 5.- Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve
toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak
surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,
insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları
hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız
Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu
esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir
kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ
kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8.-
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından,
Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9.- Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde
eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa
imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
Madde 11.- Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve
kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hak ve hürriyetlerin
niteliği
Madde 12.- Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma,
ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva
eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin
sınırlanması
Madde 13.- (Değişik :
03/10/2001 4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin
ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı
olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin
kötüye kullanılamaması
Madde 14.- (Değişik : 03/10/2001 4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan
haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı
amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya
kişilere Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini
veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını
amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar
hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının
durdurulması
Madde 15.- Savaş,
seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek
kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin
kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için
Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş
hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm
cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına,
maddî ve manevî varlığının
bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve
cezalar geçmişe yürütülemez;
suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16.- Temel hak ve hürriyetler,
yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı,
maddî ve manevî
varlığı
Madde 17.- Herkes, yaşama, maddî ve
manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller
dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz;
rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tabi
tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan
haysiyetiyle bağdaşmayan bir
cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine
getirilmesi hali ile meşrû müdafaa hali,
yakalama ve tutuklama kararlarının yerine
getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün
kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın
bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması
sırasında silah kullanılmasına kanunun
cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen
öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla
çalıştırma yasağı
Madde 18.- Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere
hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü
hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu
kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve
fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi
hürriyeti ve güvenliği
Madde 19.- Herkes, kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı
cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme
kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak
ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında
ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık
yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi,
eğitim veya ıslahı için kanunda
belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin
yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye
girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır
dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya
tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu
kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla
tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını
kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya
tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun
hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç
hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/4 md.)
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz
saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne
çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın
hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim
ve savaş hallerinde uzatılabilir.
Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı,
yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde
yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı
isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince
duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak
için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan
kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın
kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla
yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/4 md.)
Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan
kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine
göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın
gizliliği
Madde 20.- Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın
ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle :
03/10/2001 4709/5 md.)
(Değişik : 03/10/2001
4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak
ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı
olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları
ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma
kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21.-(Değişik : 03/10/2001 4709/6 md.)
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın
korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki
eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren
kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden
kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
Madde 22.- (Değişik : 03/10/2001 4709/7
md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel
ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat
hürriyeti
Madde 23.- Herkes, yerleşme ve seyahat
hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek,
sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi
gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması
sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/8
md.)Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti,
vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme
hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan
hürriyeti
Madde 24.- Herkes, vicdan, dinî inanç
ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla
ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve
kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim
ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve
ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.
Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya
hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya
siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle
olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat
hürriyeti
Madde 25.- Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri
sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti
Madde 26.- Herkes, düşünce ve
kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu
olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların
müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini
de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel
değildir.
(Değişik : 03/10/2001 - 4709/9 md.)
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik,
kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin
ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların
önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce
belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya
haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek
sırIarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak
yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga: 03/10/2001 4709/9
md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının
kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını
engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması
sayılmaz.
(Ek : 03/10/2001 4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla
düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat
hürriyeti
Madde 27.- Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve
öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına
sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü
maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi
ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel
değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili
hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28.- Basın hürdür, sansür
edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga: 03/10/2001 4709/10
md.)
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini
sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26
ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da
ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli
bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara
ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım
hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili
merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir.
Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa,
dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine
getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından
verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı
konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği
suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim
kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların
önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun
açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı
veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili
hâkime bildirir; hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde
onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma
veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler
uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel
ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm
olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan
süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz
yayın hakkı
Madde 29.- Süreli veya süresiz yayın
önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi
yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde
yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları,
malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla
düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve
teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından
eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın araçlarının
korunması
Madde 30.- Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel
ilkeleri ve millî güvenlik aleyhine işlenmiş bir
suçtan mahkûm olma hali hariç, suç
aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki
basın dışı kitle haberleşme
araçlarından, yararlanma hakkı
Madde 31.- Kişiler ve siyasî partiler,
kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım
araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/11 md.)
Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni genel ahlâk ve
sağlığın korunması sebepleri dışında halkın bu araçlarla haber almasını
düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını
engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap
hakkı
Madde 32.- Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle
ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme ve cevap
yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip
gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en
geç yedi gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı hak ve
hürriyetleri
A. Dernek kurma
hürriyeti
Madde 33.-(Değişik : 03/10/2001
4709/12 md.)
Herkes, önceden izin almaksızın
dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine
sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye
kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler kanunun öngördüğü hallerde hâkim
kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî
güvenliğin, kamu düzeninin suç işlenmesini veya suçun devamını önleminin
yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla
bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin
kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar
kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk
kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet
memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da
uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkı
Madde 34.- (Değişik : 03/10/2001
4709/13 md.)
Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve
genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35.- Herkes, mülkiyet ve miras
haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla
sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına
aykırı olamaz.
XIII. Hakların korunması ile
ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
Madde 36.- (Ek : 03/10/2001
4709/14
md.) Herkes, meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya
davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya
bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî hâkim
güvencesi
Madde 37.- Hiç kimse kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka
bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin
esaslar
Madde 38.- Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için
konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin
sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri
ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse
suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen
yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil
göstermeye zorlanamaz.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil
olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir
yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.) Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları
halleri dışında ölüm cezası verilemez.
Genel müsadere cezası
verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu
doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni
bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri
verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39.- Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili
olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık,
isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde
ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının
anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin
korunması
Madde 40.- Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden
başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına
sahiptir.
(Ek : 03.10.2001 4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi
kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek
zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız
işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.
Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE
ÖDEVLER
l. Ailenin korunması
Madde 41.- (Ek : 03.10.2001 4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında
eşitliğe dayanır.
Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle
ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile
uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı
kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve
ödevi
Madde 42.- Kimse, eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve
düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve
inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre,
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim
ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat
borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için
zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu
esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak,
kanunla düzenlenir.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka
yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel
eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim,
öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu
faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim
kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve
öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller
ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar
kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri
saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan
yararlanma
Madde 43.- Kıyılar, Devletin hüküm ve
tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve
göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada
öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve
şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44.- Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini
önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle
uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun,
bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın
genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya
yeter toprağı bulunmayan
çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların
küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras
hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve
ancak dağıtılan çiftçilerle
mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların
kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin
esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık
ve bu
üretim dallarında çalışanların korunması
Madde 45.- Devlet, tarım arazileri ile
çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek,
tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal
üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme
araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını
kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin
değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için
gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
Madde 46.-(Değişik : 03.10.2001 4709/18 md.)
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel
mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla
gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde
idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan
artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması
ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli
kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde,
taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak
ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan
doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin
ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve
herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları
için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
E. Devletleştirme ve
Özelleştirme
Madde 47.- Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde
devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek
karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek
karşılığın hesaplanma tarzı ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek : 13/8/1999 4446/1 md.)
Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer
kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla
gösterilir.
(Ek : 13/8/1999 4446/1 md.)
Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu
tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin
özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği
veya devredilebileceği kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve
sözleşme hürriyeti
Madde 48.- Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin
gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık
içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile
ilgili hükümler
A. Çalışma hakkı ve
ödevi
Madde 49.- Çalışma, herkesin hakkı ve
ödevidir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/19 md.)
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,
çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak,
çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam
yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri
alır.
( Üçüncü fıkra mülga : 03.10.2001 4709/19
md.)
B. Çalışma şartları ve
dinlenme hakkı
Madde 50.- Kimse, yaşına, cinsiyetine
ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî
yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların
hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili
ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla
düzenlenir.
C. Sendika kurma
hakkı
Madde 51.- (Değişik : 03.10.2001 4709/20
md.) Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma
ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve
geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar
kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme
haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten
ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla
sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu
alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin
niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim
ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına
aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52.- (Mülga : 23/7/1995 4121/3
md.)
Vl. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve
Iokavt
A. Toplu iş sözleşmesi
hakkı
Madde 53.- İşçiler ve işverenler,
karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını
düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına
sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla
düzenlenir.
(Ek : 23/7/1995 4121/4
md.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren
kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek
olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde
hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına
yargı mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu
görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa
düzenlenecek mutabakat metni taraflarca
imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin
yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme
sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine
sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla
düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla
toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve Iokavt
Madde 54.- Toplu iş sözleşmesinin
yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına
sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta
başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla
düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı
tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde
kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve
sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan
işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika
sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya
ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla
düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya
ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem
Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak
Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları
kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri
kanunla düzenlenir.
Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve
Iokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim
düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları,
greve katılanlar tarafından hiç bir şekilde
engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
Madde 55.- Ücret emeğin
karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun
adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan
yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/21
md.) Asgarî ücretin tespitinde
çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde
bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve
konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin
korunması
Madde 56.- Herkes, sağlıklı ve dengeli
bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve
çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı
içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi
artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek
elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki
sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak,
onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine
getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası
kurulabilir.
B. Konut
hakkı
Madde 57.- Devlet, şehirlerin
özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde,
konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut
teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58.- Devlet, istiklâl ve
Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında,
Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere
karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri
alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu
maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri
kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri
alır.
B. Sporun
geliştirilmesi
Madde 59.- Devlet, her yaştaki Türk
vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır,
sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik
hakları
A. Sosyal güvenlik
hakkı
Madde 60.- Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak
korunması gerekenler
Madde 61.- Devlet harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda
kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum
hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet
yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla
düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma
kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar
veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşları
Madde 62.- Devlet, yabancı ülkelerde
çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,
kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla
bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için
gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının
korunması
Madde 63.- Devlet, tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla
destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu
olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine
yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla
düzenlenir.
XII. Sanatın ve
sanatçının korunması
Madde 64.- Devlet, sanat faaliyetlerini
ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması,
değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için
gereken tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin
sınırları
Madde 65.-(Değişik : 03.10.2001 4709/22
md.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile
belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri
gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği
ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ HAKLAR VE
ÖDEVLER
I. Türk vatandaşlığı
Madde 66.- Türk Devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
(Değişik : 03.10.2001 4709/23
md.)Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
(Son cümle mülga: 03.10.2001 4709/23
md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla
kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir
eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette, bulunma
hakları
Madde 67.- Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya
bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına
katılma hakkına sahiptir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/5
md.) Seçimler ve halkoylaması
serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm
esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi aItında yapılır. Ancak, yurt
dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik : 23/7/1995 4121/5
md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme
ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla
düzenlenir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/24
md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri
öğrenciler,taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz
kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları
ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim
emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu
tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi
altında yapılır.
(Ek : 23/7/1995 4121/5 md.)
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde
istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
(Ek : 03.10.2001 4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler,
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde
uygulanmaz.
III. Siyasî partilerle ilgili
hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden
ayrılma
Madde 68.- (Değişik : 23/7/1995 4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre
partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi
olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın
vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar
ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük ve programları ile
eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine,
millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı
olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini
teşvik edemez.
Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı
organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki
görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer
kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi
öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.
Yüksek öğretim elemanlarının siyasî partilere üye
olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî
partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz
veremez ve parti üyesi yüksek öğretim elemanlarının yüksek öğretim
kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yüksek öğretim öğrencilerinin siyasî partilere
üye olabilmelerine
ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve
hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye
aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar
Madde 69.- (Değişik : 23/7/1995 4121/7 md.)
Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi
düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu
ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticari faaliyetlere
girişemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin
amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla
düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile
gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini
yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu
denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin
olarak karara bağlanır.
Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci
maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli
kapatma kararı verilir.
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü
fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına,
ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline
geldiğinin Anayasa Mahkemesince
tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek cümle : 03.10.2001 4709/25
md.) Bir siyasî parti, bu
nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve
bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar
veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel
kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut
bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde
işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş
sayılır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/25 md.)
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre
temelli kapatma yerine dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili
siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında
kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan
veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa
Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi
Gazetede gerekçeli olarak
yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu,
üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan
ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım
alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/25 md.)
Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları,
denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla
düzenlenir.
IV. Kamu
hizmetlerine girme
hakkı
A. Hizmete girme
Madde 70.- Her Türk, kamu hizmetlerine
girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
B. Mal bildirimi
Madde 71.- Kamu hizmetine girenlerin
mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri
kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan
istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 72.- Vatan hizmeti, her Türkün
hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde
ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla
düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 73.- Herkes, kamu giderlerini
karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle
yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,
maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin
hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı
ve aşağı sınırlar içinde
değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna
verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 74.-(Ek : 03.10.2001 4709/26
md.) Vatandaşlar, ve karşılıklılık esası gözetilmek
kaydıyla Türkiyede ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile
ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük
Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
(Ek : 03.10.2001 4709/26 md.) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu,
gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL
ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu
Madde 75.- (Değişik : 23/7/1995 4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen
beşyüzelli milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme
yeterliliği
Madde 76.- Otuz yaşını dolduran her
Türk milletvekili seçilebilir.
En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar,
yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden
yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis
ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve
alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik
veya anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik
suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile
milletvekili seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları
mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları,
Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları,
görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili
seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim
dönemi
Madde 77.- Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine
karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında
Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi
biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen
Meclisin yetkileri, yeni
Meclisin seçilmesine kadar
sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
geriye bırakılması ve ara seçimleri
Madde 78.- Savaş sebebiyle yeni
seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi,
seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar
verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme
kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde
boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim
döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara
seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının
yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına
karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi
yapılamaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve
denetimi
Madde 79.- Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve
denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin
düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve
yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili
bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara
bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını
kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun
kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim
kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek
üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel
Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli
oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili
seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan
seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek
Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de
milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre
olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
Madde 80.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün
Milleti temsil ederler .
2. Andiçme
Madde 81.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler
:
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve
milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini
koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve
Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı
kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı
içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması
ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti
önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.
3. Üyelikle bağdaşmayan
işler
Madde 82.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı
kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya
ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir
kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan
derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan
vakıfların kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar
ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya
ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili
olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolayı
olarak kabul edemezler, temsilcilik
ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme
organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel
herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı
ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul
etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile
bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama
dokunulmazlığı
Madde 83.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,
MecIiste ileri sürdükIeri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık
Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça, bunları
Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu
tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri
sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya
çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü
hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla
Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu
halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında,
seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine
getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma
ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına
bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasî parti
gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi
Madde 84.- (Değişik : 23/7/1995 4121/9 md.)
İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık
Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya
kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel
Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle
bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu
durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak
bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit
edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun
oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve
eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin
kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın
Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine
getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85.- (Değişik : 23/7/1995 4121/10 md.)
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya
dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel
Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili
milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna
veya İçtüzüğe aykırılığı
iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa
Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara
bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86.- (Değişik birinci tümce : 21/11/2001
4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek,
yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı,
en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek
miktarının yarısını aşamaz. (Ek ibare: 21/11/2001
4720/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile
bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği
sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.
(Değişik : 21/11/2001 4720/1
md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek
ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan
emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini
gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden
ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve
yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87.-(Ek ve değişiklik : 03.10.2001
4709/28
md.) Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak;
Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli
konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını
görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;
milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak,Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel
ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının
yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde
öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine
getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve
görüşülmesi
Madde 88.- Kanun teklif etmeye Bakanlar
Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük
Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle
düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca
yayımlanması
Madde 89.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde
yayımlar.
(Ek : 03.10.2001 4709/29 md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun
bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği
gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine
geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri
görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen
kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis,
geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı
değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler
saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun
bulma
Madde 90.- Türkiye Cumhuriyeti adına
yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak
andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı
bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri
düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi
bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı
memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile
yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından
başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine
sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama
andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik,
ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince
uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan
ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar,
yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü
andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası
andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık
iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
verme
Madde 91.- Türkiye Büyük Millet
Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,
Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel
haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî
haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle
düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde
kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve
süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını
gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya
yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona
ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet
Meclisi tarafından süre
bitiminden önce onaylanması
sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de
belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü
hallerde, Cumhurbaşkanının
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname
çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde
kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel
Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulmayan kararnameler bu
tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.
Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu
değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe
girer.
F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet
kullanılmasına izin verme
Madde 92.- Milletlerarası hukukun meşrû
saydığı hallerde savaş hali ilânına ve Türkiye'nin taraf olduğu
milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket
kurallarının gerektirdiği haller dışında,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara
vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebepIe
silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz
olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri
ile ilgili hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93.- (Değişik birinci fıkra : 23/7/1995
4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim
ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil
yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya
çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin
beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya
çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye
Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu
görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.
B. Başkanlık Divanı
Madde 94.- Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis
Başkanı, Başkanvekilleri, Kâtip üyeler ve İdare Amirlerinden
oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî parti
gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde
kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday
gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı
için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev
süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç
yıldır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/30
md.)Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları,
Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün
içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır.
İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama
yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur.
Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün
içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin,
Kâtip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı
ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun
Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan
haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu
yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasî parti grupları, ve kolluk
işleri
Madde 95.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre
yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti gruplarının,
Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını
sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi üyeden
meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina,
tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis
Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk
hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis
Başkanlığına tahsis edilir.
D. Toplantı ve karar yeter
sayısı
Madde 96.- Anayasada, başkaca bir hüküm
yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile
toplanır ve toplantıya katılanların saIt çoğunluğu ile karar verir;
ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin
bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak
üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile
birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve
yayımlanması
Madde 97.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak
yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine
göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki
Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar
alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı
serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme
ve denetim yolları
A. Genel olarak
Madde 98.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması
yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten
ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi
edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini
ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunda görüşülmesidir.
Soru Meclis araştırması ve genel görüşme ile
ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile
cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile
düzenlenir.
B. Gensoru
Madde 99.- Gensoru önergesi, bir siyasî
parti grubu adına veya en az yirmi milletvekilinin imzasıyla
verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün
içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün
içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge
sahiplerinden biri, siyasî parti grupları adına
birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına
Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun
görüşülme günü de belli edilir; ancak gensorunun görüşülmesi, gündeme
alma kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe
yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya
grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar
Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra
oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın
düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada
yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi
amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili
diğer hususlar İçtüzükle belirlenir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100.- (Ek ve değişiklik : 03.10.2001
4709/31 md.) Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile,
soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde
görüşür ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde,
Meclisteki siyasî partilerin güçleri oranında komisyona verebilecekleri
üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti
için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon
tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten
raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede
bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre
verilir. Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına teslimi zorunludur.
Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on
gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür ve
gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verilir.
Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli
oyuyla alınır.
Meclisteki siyasî parti gruplarında, Meclis
soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve
tarafsızlığı
Madde 101.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi
üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip
Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için
seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az
beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı
seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile
ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona
erer.
B. Seçimi
Madde 102.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla
seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen
toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz
gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra
Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren
otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların
Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de
seçimin tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk
ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü
oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu
sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının
salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış
bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde
derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri
yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya
kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam
eder.
C. Andiçmesi
Madde 103.- Cumhurbaşkanı, görevine
başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:
Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin
kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun
üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik
Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye
Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım
görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma
Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine
andiçerim.
D. Görev ve
yetkileri
Madde 104.- Cumhurbaşkanı Devletin
başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini
ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını,
Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını
gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde
gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler
şunlardır :
a)
Yasama ile ilgili olanlar
:
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü
Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını
yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde
toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları
gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli
hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları
gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar
:
Başbakanı atamak ve istifasını kabul
etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve
görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna
başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya
çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini
göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet
temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve
yayımIamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı
Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar
vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık
etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla
sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname
çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile
belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya
kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını
atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve
denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini
seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin
dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve SavcıIar Yüksek Kurulu üyelerini
seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda
verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk
hali
Madde 105.- Cumhurbaşkanının, Anayasa ve
diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın
tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları,
Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve
ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve
emirler aIeyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine
başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi
üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla
suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik
etme
Madde 106.- Cumhurbaşkanının hastalık ve
yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması
hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir
sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi
seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri
kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel
Sekreterliği
Madde 107.- Cumhurbaşkanlığı
Genel Sekreterliğinin kuruluşu,
teşkilât ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet Denetleme
Kurulu
Madde 108.- İdarenin hukuka
uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve
geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak
kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm
kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu
kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu
niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren
meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle
vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri
yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet
Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri
içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından,
Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin
görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla
düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109.- Bakanlar Kurulu, Başbakan ve
bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca
seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi
üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve
güvenoyu
Madde 110.- Bakanlar Kurulunun listesi
tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç
bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet
Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler,
programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve
görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama
yapılır.
C. Görev sırasında
güvenoyu
Madde 111.- Başbakan gerekli görürse,
Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden
güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine
bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin
bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt
çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasî
sorumluluk
Madde 112.- Başbakan, Bakanlar Kurulunun
başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin
genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin
yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca
kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve
işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve
kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici
önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili
olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde
andiçerler ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi
oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip
bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve
yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve
bakanlar
Madde 113.- Bakanlıkların kurulması,
kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla
düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan
bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak
vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce
Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki
halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç
onbeş gün içinde atama yapılır.
F. Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları
çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce seçim dönemi bitmeden
seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan
başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi
içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine
karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici
Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve
Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis
dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasî parti gruplarından,
oranlarına göre üye alınır.
Siyasî parti gruplarından alınacak üye sayısını
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir.
Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer
yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar
atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmî
Gazete'de ilânından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna
başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni
Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115.- Bakanlar Kurulu, kanunun
uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara
aykırı olmamak ve Danıştayın incelenmesinden geçirilmek şartıyla
tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar
gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
Cumhurbaşkanınca yenilenmesi
Madde 116.- Bakanlar Kurulunun, 110 uncu
maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci
maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün
içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu
alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına
danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden
istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük
Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün
içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve
seçime gidilir.
İ. Millî Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay
Başkanlığı
Madde 117.- Başkomutanlık, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı
tarafından temsil olunur.
Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı
Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet
Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı
olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine
getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi
üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı
sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay
Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı
kanunla düzenlenir.
2. Millî Güvenlik
Kurulu
Madde 118.- (Değişik : 03.10.2001 4709/32 md.)
Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının
başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları,
Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve
Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına
ilgili bakan ve kişiler çağırılıp görüşleri
alınabilir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/32 md.)
Millî Güvenlik Kurulu; Devletin Millî Güvenlik
siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye
kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini
Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı,
ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin
korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar
Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve
Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca
düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî
Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.
Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin
teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim
usulleri
A. Olağanüstü halIer
1. Tabiî afet ve ağır
ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü
hal ilânı
Madde 119.- Tabiî afet, tehlikeli salgın
hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal
ilân edebilir.
2. Şiddet
olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde
bozulması sebepleriyle olağanüstü hal
ilânı
Madde 120.- Anayasa ile kurulan hür
demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya
yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya
çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde
bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir
veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek
üzere olağanüstü hal ilân edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili
düzenleme
Madde 121.- Anayasanın 119 ve 120 nci
maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilânına karar verilmesi durumunda, bu
karar Resmî Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal
toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir,
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek
üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali
kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilân edilen olağanüstü
hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma
yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli
olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel
hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin
gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti
görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne
gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü
Hal Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı
konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler,
Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul,
İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş
hali
Madde 122.- Anayasanın tanıdığı hür
demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya
yönelen ve olağanüstü hal ilânını gerektiren hallerden daha vahim şiddet
hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir
durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete
karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin
bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra,
süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde
veya bütününde sıkıyönetim ilân edebilir. Bu karar, derhal Resmî
Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük MiIlet Meclisinin onayına
sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen
toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü
takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi
kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu
sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname
çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı
gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul İçtüzükte
belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak
üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır.
Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde
hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare
ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya
durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun
başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükIer kanunla
düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına
bağlı olarak görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin
esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve
kamu tüzelkişiliği
Madde 123.- İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim
ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun
açıkca verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124.- Başbakanlık, bakanlıklar ve
kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak
şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede
yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı yolu
Madde 125.- İdarenin her türlü eylem ve
işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm
: 13/8/1999 4446/2
md.) Kamu hizmetleri ile ilgili
imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların
millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.
Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar
için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile
Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi
dışındadır.
İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre,
yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka
uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda
gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini
kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem
niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı
verilemez.
İdarî işlemin uygulanması halinde telafisi güç
veya imkansız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı
olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek
yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni, genel
sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini
sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı
ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin
kuruluşu
1. Merkezî İdare
Madde 126.- Türkiye, merkezî idare
kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu
hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli
bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına
dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum
sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı
kurulabilir. Bu teşkilâtın görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
2. Mahallî İdareler
Madde 127.- Mahallî idareler; il,
belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak
üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene
kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu
tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile
yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/12
md.) Mahallî idarelerin
seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak,
milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl
içinde yapılması gereken mahallî idareler organlarına veya bu organların
üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya ara
seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için
özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının,
organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve
kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri
ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan
mahallî idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı,
geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar
uzaklaştırabilir.
Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî
hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu
görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî
ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtiIen esas
ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine
sahiptir.
Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin
görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik
kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî
idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere,
görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
Madde 128.- Devletin, kamu iktisadî
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre
yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve
sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle
görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri,
aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve
esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları,
disiplin kovuşturulmasında
güvence
Madde 129.- Memurlar ve diğer
kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette
bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu
kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı
tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar
hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında
bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve
savcılar hakkındaki hükümler saklıdır .
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini
kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine
rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun
olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında
işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması,
kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin
iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst
kuruluşları
1. Yükseköğretim
kurumları
Madde 130.- Çağdaş eğitim - öğretim
esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına
uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli
düzeylerde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık
yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden
oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler
Devlet tarafından kanunla kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç
amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim
ve denetimine tâbi yükseköğretim kurumları
kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir
biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları
serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak,
bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin
bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği
vermez.
Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin
gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe
sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre;
rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir
ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim organları ile
öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili
organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun
görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı bütçeler;
Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim
Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara
uygun olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve
denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları
ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları
üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma
usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve
emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim
elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim
düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar,
Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri,
malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve
çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim
Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların
kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim
kurumları, malî ve idarî konuları dışındaki akademik çalışmaları,
öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle
kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere
tâbidir.
2. Yükseköğretim üst
kuruluşları
Madde 131.- Yükseköğretim kurumlarının
öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim
kurumlarındaki eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini
yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler
doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve üniversitelere tahsis
edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim
elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile
Yükseköğretim Kurulu kurulur.
Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, Bakanlar
Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve
seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve
öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek
sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan
doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve
çalışma esasları kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere
tâbi olanlar
Madde 132.- Türk Silahlı Kuvvetleri ve
emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının
hükümlerine tâbidir.
F) Radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla
ilişkili haber ajansları
Madde 133.- (Değişik
: 8/7/1993
3913/1 md.) Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve
işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde
serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek
radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerden yardım gören haber
ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı
esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek
Kurumu
Madde 134.- Atatürkçü düşünceyi, Atatürk
ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini
bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak
amacıyla; Atatürk'ün manevi himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve
desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil
Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu
tüzelkişiliğine sahip Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için
Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup
kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun;
kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve
özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla
düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları
Madde 135.- Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup
olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini
sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini
ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi
üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi
altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî
teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek
kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13
md.) Bu meslek kuruluşları,
kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları
organlarının seçimlerinde siyasî partiler aday
gösteremezler.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13
md.) Bu meslek kuruluşları
üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine ilişkin kurallar kanunla
düzenlenir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13
md.) Amaçları dışında faaliyet
gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun
belirlediği merciin veya Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine mahkeme
kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri
seçtirilir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13
md.) Ancak, millî güvenliğin,
kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir
merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde
görevli Hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
İ. Diyanet İşleri
Başkanlığı
Madde 136.- Genel idare içinde yer alan
Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî
görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine
getirir.
J. Kanunsuz emir
Madde 137.- Kamu hizmetlerinde herhangi
bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri,
yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine
getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde
ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu
halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle
yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde
kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen
istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YARGI
I. Genel
hükümler
A. Mahkemelerin
bağımsızlığı
Madde 138.- Hâkimler,
görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun
olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı
yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat
veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama
Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması
ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme
kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını
hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini
geciktiremez.
B. Hâkimlik ve savcılık
teminatı
Madde 139.- Hâkimler ve savcılar
azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce
emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle
de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun
kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının
uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır.
C. Hâkimlik ve savcılık
mesleği
Madde 140.- Hâkimler ve savcılar adlî ve
idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler
meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim
ve savcıların nitelikleri,
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri,
meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve
görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında
disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi,
görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından
dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi,
meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve
meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı
ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye
kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve
emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hâkimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden
başka, Resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idarî görevleri yönünden
Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idarî
görevlerde çalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümlere
tâbidirler. Bunlar, hâkimler ve savcılara ait esaslar dairesinde
sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan
her türlü haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli
olması
Madde 141.- Mahkemelerde duruşmalar
herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı
yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak
gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel
hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli
olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle
sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin
kuruluşu
Madde 142.- Mahkemelerin kuruluşu, görev
ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla
düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik
Mahkemeleri
Madde 143.- Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri
Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya
Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulur. (Ek cümle
: 18/6/1999
4388/1 md.) Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin
hükümler saklıdır.
(Değişik : 18/6/1999 4388/1
md.) Devlet Güvenlik
Mahkemesinde bir başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet
başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur.
(Değişik : 18/6/1999 4388/1 md.) Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet
başsavcısı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve Cumhuriyet savcıları
arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer Cumhuriyet savcıları
arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel kanununda
gösterilen usule göre dört yıl için atanırlar; süresi bitenler yeniden
atanabilirler.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz
mercii Yargıtaydır.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve
yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda
gösterilir.
(Son fıkra mülga : 18/6/1999
4388/1 md.)
G. Hâkim ve savcıların
denetimi
Madde 144.- Hâkim ve savcıların
görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hâkimler için
idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını
denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip
işlemediklerini , hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup
uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma,
Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır.
Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve
inceleme yapılacak olandan daha kıdemli
hâkim veya savcı eliyle de
yaptırabilir.
H. Askerî yargı
Madde 145.- Askerî yargı, askerî
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler,
asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine
veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili
olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla
görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel
kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa
ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere
karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim
hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları;
kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi,
askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî
hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun ayrıca askerî hâkimlerin
yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin
gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan
ilişkilerini de gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146.- Anayasa Mahkemesi onbir asıl
ve dört yedek üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi
Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askerî
Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca
kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile
her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise
Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir
yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından
seçer.
Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst
kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üye
seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya
öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu
hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl
avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli
oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve
bir BaşkanvekiIi seçer. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslî görevleri dışında
resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147.- Anayasa Mahkemesi üyeleri
altmışbeş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar.
Anayasa
Mahkemesi üyeliği, bir üyenin
hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm
giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi
üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona
erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148.- Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu
denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler
ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde
çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından
Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava
açılamaz.
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son
oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle
görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.
Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun
yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna
dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri
sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar
Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî
Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini,
Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet
Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer
görevleri de yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama
usulü
Madde 149.-(Ek ve değişiklik : 03.10 2001
4709/33 md.) Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye ile toplanır,
salt çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale ve
siyasî parti davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy
çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa
Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama
usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri arasındaki
işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı
davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli
gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir (Ek cümle:
23/7/1995 4121/14 md.) ve siyasî partilerin temelli
kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin genel
başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını
dinler.
5. İptal davası
Madde 150.- Kanunların, kanun hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların
belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açabilme
hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet
partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri
tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin
bulunması halinde, iktidar partilerinin
dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti
kullanır.
6. Dava açma süresi
Madde 151.- Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun
hükmünde kararname veya içtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından
başlayarak altmış gün sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın
diğer mahkemelerde ileri
sürülmesi
Madde 152.- Bir davaya bakmakta olan
mahkeme, uygulanacak bir kanun
veya kanun hükmünde kararnamenin
hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda
vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî
görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden
başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde
karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar
kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak
zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği
ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe
aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda
bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin
kararları
Madde 153.- Anayasa Mahkemesinin
kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi
hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis
edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.
Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği
durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya
çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini
öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen
yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını,
gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
B. Yargıtay
Madde 154.- Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî yargı merciine
bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla
gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adlî
yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar
arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekiIleri
ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler;
süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet
Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli
oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört
yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan,
başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı
ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
C. Danıştay
Madde 155.- Danıştay, idarî mahkemelerce
verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da
ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
(Değişik ikinci fıkra :
13/8/1999 4446/3
md.) Danıştay, davaları görmek,
Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay
içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî
uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf
idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda
belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve
daire başkanları, kendi üyeleri arasından
Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının
salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı,
başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim
usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik
teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
D. Askerî Yargıtay
Madde 156.- Askerî Yargıtay, askerî
mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son
derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri birinci sınıf askerî
hâkimler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden
Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci
Başkanı ve daire başkanları Askerî Yargıtay üyeleri asasından rütbe ve
kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi,
mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı,
hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla
düzenlenir.
E. Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi
Madde 157.- Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker
kişileri ilgilendiren ve Askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve
eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son
derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden
doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim
sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî
hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim
sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen
subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için
gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev
süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları
hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre
atanırlar.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu,
işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158.- Uyuşmazlık Mahkemesi adlî,
idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm
uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin
nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir. Bu mahkemenin
Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki
görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas
alınır.
III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu
Madde 159.- Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet
Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek
üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay
Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri
üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten
üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri
arasından bir başkanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; adlî ve idarî
yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici
yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte
kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası
verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir
mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya
bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini
karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri
yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine
başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve
çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları
kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez kuruluşunda geçici
veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlarını
alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları geçici
yetki ile görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
Madde 160.- Sayıştay, genel ve katma
bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük
Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini
kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme
bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri
hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde
bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde
bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna
başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler
hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda
Danıştay kararları esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri,
mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri ve diğer özIük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı
kanunla düzenlenir.
Silahlı Kuvvetler elinde bulunan Devlet
mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi usulleri,
Millî Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Malî ve Ekonomik
Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malî Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
Madde 161.- Devletin ve kamu iktisadî
teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık
bütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin
nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla
belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar
veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller
koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında
hiçbir hüküm konulamaz.
B. Bütçenin
görüşülmesi
Madde 162.- Bakanlar Kurulu, genel ve
katma bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu,
mali yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu
Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna
veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti
gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde
tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul
edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl
başına kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel
Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında
düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında
açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca
görüşme yapılmaksızın okunur ve oya
konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe
kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi
sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde
bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme
esasları
Madde 163.- Genel ve katma bütçelerle
verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir.
Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla
aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun
hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî
yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve
carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki kanun
tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî
kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
Madde 164.- Kesinhesap kanunu
tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili
oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra Bakanlar
Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel
uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının
verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş
gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu
tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu,
bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula
birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını yeni yıl bütçe
kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk
bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla
ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını
önIemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.
E. Kamu iktisadî teşebbüslerinin
denetimi
Madde 165.- Sermayesinin yarısından
fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı o!arak Devlete ait olan kamu
kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi
esasları kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama
Madde 166.- Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı,
özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde
hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini
yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli
teşkilatı kurmak Devletin görevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi artırıcı,
fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve
istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları
ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef
alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre
gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye
Büyük Millet Meclisince onaylanmasına,
uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin
önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla
düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi ve dış ticaretin
düzenlenmesi
Madde 167.- Devlet, para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini
sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma
sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak
üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret
işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî
yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna
yetki verilebilir.
III. Tabiî servetlerin ve kaynakların aranması ve
işletilmesi
Madde 168.- Tabiî servetler ve kaynaklar
Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır. Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için,
gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın
arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak
veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık
iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken
şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve
müeyyideler kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve
geliştirilmesi
Madde 169.- Devlet, ormanların korunması
ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri
alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde
başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi
Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz Devlet
ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar
zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına
konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve
eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî
propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af
çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla
işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen
bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım
alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile
31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam
olarak kaybetmiş olan tarla, bağ,
meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta
kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu
olarak bulunduğu yerler dışında, orman
sınırlarında daraltma yapılamaz.
B. Orman köylüsünün
korunması
Madde 170.- Ormanlar içinde veya
bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve
bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve
işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle,
31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini
tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından
orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman
sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen
veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan
yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla
düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle
diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri
alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait
araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin
geliştirilmesi
Madde 171.- Devlet, millî ekonominin
yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve
tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini
sağlayacak tedbirleri alır.
(Son fıkra mülga : 23/7/1995 4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların
korunması
A. Tüketicilerin
korunması
Madde 172.- Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini
koruyucu girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf ve
sanatkârların
korunması
Madde 173.- Devlet, esnaf ve sanatkârı
koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
1. İnkılâp kanunlarının
korunması
Madde 174.- Anayasanın hiçbir hükmü,
Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye
Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda
gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği
tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu
şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz :
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi
Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı
Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı
Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım
Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk
Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru
önünde yapılacağına dair medeni nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu
maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı
Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk
Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı
Efendi, Bey, Paşa gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair
Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı
Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1.- Anayasanın
halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul
edildiğinin usulünce ilânı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Millî
Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını
kazanarak, yedi yıllık bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına
tanınan görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980
tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık
sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada öngörülen hükümlere
göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12
Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan MilIî
Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre
içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması halinde,
Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve O'nun Anayasadaki bütün görevlerini
yerine getirir ve yetkilerini kullanır.
Geçici Madde 2.- 12 Aralık 1980
gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Millî Güvenlik Konseyi,
Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasî Partiler Kanunu ile Seçim
Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler sonucu Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar
2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanunlara göre görevlerini devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3
üncü maddesindeki Millî Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden birisinin
herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin
hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve
başladıktan sonra, Millî Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için
Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Millî Güvenlik Konseyi
Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını alırlar. Millî Güvenlik
Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte
kalır. Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına
sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin
hukuki varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır :
a)Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek
Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve
hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk inkılâplarının,
millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo -
Televizyon Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı
kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiyeye kabulüne,
olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile
Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan
onbeş günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre
içinde :
Milletvekili genel seçimlerinin yenilenmesine,
olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve alınacak tedbirlere,
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine, gençliğin
yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları
incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış
güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve araştırma
yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.
Geçici Madde 3.- Anayasaya göre
yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni
Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Millî
Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu
Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Millî
Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukukî
varlıkları sona erer.
Geçici Madde 4.- ( Mülga : 17/5/1987 tarihli ve
3361 ve 23.5.1987 tarihli 3376 numaralı kanunlar gereğince, 6 Eylül 1987
tarihinde yapılan halkoylaması sonucunda yürürlükten kalkmıştır.
Halkoylaması sonucunun yayımlandığı Resmî Gazete:
12.09.1987-19572)
Geçici Madde 5.- Yapılacak ilk
milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip
eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankarada, Türkiye Büyük
Millet Meclisi binasında, saat 15.00de kendiliğinden
toplanır. Bu toplantıya en yaşlı
Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.
Geçici Madde 6.- Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet
Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya
kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan
İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri
uygulanır.
Geçici Madde 7.- İlk
milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan
Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.
Geçici Madde 8.- Anayasa ile
kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki
ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya
değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden
başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre içerisinde
yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk
toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır.
Geçici Madde 9.- İlk genel
seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık
Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde yapılacak Anayasa
değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri
gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip
tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç
çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
Geçici Madde 10.- Mahallî idare
seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını
izleyen bir yıl içinde yapılır.
Geçici Madde 11.- Anayasanın
halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi
olanların kadroları ile görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa
Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları
sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye
kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı
onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz.
Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl
üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden
aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği
esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye
kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü
toplanma yeter sayısı uygulanır.
Geçici Madde 12.- 13/5/1981 gün
ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1
inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek
üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa 25/6/1981 gün ve
2483 sayılı Kanunla eklenen geçici
madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet
Başsavcıvekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun
geçici 14 üncü maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına,
başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca
seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam
ederler.
6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici
maddelerinin idarî mahkemeler Başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin
hükümleri de saklıdır.
Geçici Madde 13.- Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir
yedek üyenin seçimleri Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen
yirmi gün içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul,
toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla
çalışmalarını yapar.
Geçici Madde 14.- Sendikaların
gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin
yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç
iki yıl içinde yerine getirilir.
Geçici Madde 15.- 12 Eylül 1980
tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde,
yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı
Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde
kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev
ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı
haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve
bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili
kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar
alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki
fıkra hükümleri uygulanır.
(Son fıkra mülga : 03.10.2001 4709/34
md.)
Geçici Madde 16.- Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme
kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu
halde hukukî veya fiilî herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde
yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer
halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday
olamazlar.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve
halkoylamasına katılma
Madde 175.- (Değişik
: 17/5/1987 3361 /3 md.)
Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif
edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda
iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü Meclisin üye
tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla
mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin
görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların
görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
gönderebilir. Meclis, geri gönderilen kanunu, üye tamsayısının üçte iki
çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna
sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte
ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun,
Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna
sunulmak üzere Resmî Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine,
Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa
değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı
tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa
değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede
yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan
geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması
gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü
sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın
değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı
oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara
seçimlerine ve mahallî
genel seçimlere iştiraki temin
için kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir
alınır.
II. Başlangıç ve kenar
başlıklar
Madde 176.- Anayasanın dayandığı temel
görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine
dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları
maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı
gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe
girmesi
Madde 177.- Bu Anayasa, halkoylaması
sonucu kabul edilip Resmî Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası olur ve aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların
yürürlüğe girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe
girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve
güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve
hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu
iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili
hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya
mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye
Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu
hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik
Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM'daki; siyasî faaliyette bulunma
hakları ile siyasî partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak
yeniden hazırlanacak Siyasî Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere
dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun;
Yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; yasama ile ilgili
hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi
sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29
Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri
saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya,
kadar Millî Güvenlik Konseyince yerine getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; Cumhurbaşkanı başlığı
altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar
Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Millî Savunma, olağanüstü yönetim
usulleri, idare başlığı altındaki mahallî idareler ile Atatürk Kültür,
Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer
hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün
hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmî Gazetede
ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar KuruIuna
ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve
başlaması ile, mahallî idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine
ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün
ilânıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak
kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut
kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler
mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan
Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince
uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme
usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından
itibaren uygulanmaya başlanır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun
Kanun Numarası : 4709
Kabul Tarihi :
03.10.2001
17 Ekim 2001 günlü 24556
sayılı Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 4709 sayılı
Kanunun, -Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulan 27. maddesi
dışındaki- 134. maddeleriyle Anayasada yapılan değişiklikler yerlerine
işlenmiştir.
GEÇİCİ MADDE. A) Bu Kanunun 24
üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra olarak eklenen
hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde
uygulanmaz.
B) Bu
Kanunun 28 inci maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan
değişiklik, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce Anayasanın 14 üncü
maddesindeki fiilleri işleyenler hakkında uygulanmaz.
MADDE 35. Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve
halkoylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır
|